1. 26.
    +1
    sevgili günlük,

    avukat olmayı en çok, hayatın gerçekten içinde olmamı sağladığı için seviyorum. adliyelerde sürünmek çok şikayet ettiğim bir şey, fakat mesela dün bir teyze bana gelip, "benim oğlum on yıldır kayıp, ölüsü de bulunamadı. ama şimdi askere çağırıyorlar. askerlik şubesine gittim, adliyeye git dediler. napıcam ben?" diye sordu. gaiplik kararı alması lazım, ya da şartları varsa ölüm karinesi. bilemedim. nereden alınacağını da bilmiyorum zaten, asliye hukuk katında olduğumuz için "hangi mahkemeye gideceğinizi bilmiyorum, bakın şurası asliye hukuk mahkemesi, oranın müdürüne sorun" diye yönlendirdim teyzeyi.

    böyle şeylerle karşılaşmak hoş bişey. her defasında "neler var... " diyorsun. ki ben bi de şirket çalışıyorum, şahıs müvekkil yok. öyle 3. sayfa haberleri, ceza dosyaları falan yok. adliyede denk geldiğim kadar görüyorum böyle şeyleri. şahıslarla çalışsaymışım demek ki, vay arkadaş, neler görecekmişim.

    ofisten arkadaşım bergen'in sorumlu olduğu şirketi dolandırmışlar, karakola gitti. operasyon yaptırmaya. karakolda otururken bi ton olay görüyor insan; mesela istanbul'un bir yerlerinde bir seri katil olduğunu öğrendik. evlere girip kadınları öldürüyormuş, para filan da almıyormuş evden fazla. en son, o günkü olayda, 2 aylık evli bir kadının kafasını kesmiş evden de 20-30 lira alıp gitmiş. zevk için öldürüyor manyak.

    ben masa başı avukatı ya da danışman filan olamam ya. cidden. zaten istemiyordum, bana uygun bişey değil o kadar "belirli" bir konum. adliyeye gitmem lazım, ben camlı binaların* içinde otururken aşağı mahallede insanlar ne yapıyor bilmem lazım, hukuk adliyelerde nasıl işliyor görmem lazım. kanunu kitabı okumakla olmuyor, o kitabın ne kadarının pratik fayda sağladığını görmem lazım.

    hayır öte yandan, duruşma avukatı olmak ya da böyle şeylerle uğraşmak "amelelik" addedildiğinden, masada oturabildiğin kadar artıyor maaşın. sen "iyi bir avukat" oldukça masada oturtuluyorsun ve maaşın artıyor. adliyelerde muhabirlik yapmak da iyi avukatlığa delalet etmiyor. çünkü artık işler hep kurumsal, müvekkiller hep şirket. sana kalkıp başından geçeni anlatan bir insan yok karşında, cari hesaplarını faturalarını filan kargolayıp gönderen ve itirazın iptali davası açmanı isteyen şirketler var. tedarikçisiyle sözleşme yapılmasını isteyen satıcılar var. sigorta şirketinin rücu talebini reddetmeni isteyen kamyoncular var. ama sigorta şirketinin devreye girdiği trafik kazasının nasıl olduğunu anlatan şoför yok.

    yani bir şekilde geri çekilmek zorundasın akan hayattan. seni ilgilendirmemeli böyle şeyler yoksa iş yapılmaz. adliyede sağa sola bakıcam derken sözleşme hazırlayamazsın.

    neyse benim işim var.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster