• 0 / 0 / 738 entry
  • 23 başlık
  • 3,014.55 incipuan

"Vaktiyle bir Atsız varmış... Var olsun!"
önüncü nesil normal
kasım 2014

  • 0
    sokakta tanıştığım kız ile nasıl sevgili oldum
    Bu kadar insan bu başlığa nasıl geldi ?
    ···
  • 0
    kalbin benim olsun çünkü mukadder
    Ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin...
    Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin!
    Aklınla, şuurunla,hayalinle bilirsin.
    Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın..
    ···
  • 0
    gün senden ışık alsa da bir renge burünse
    kendi kendime defalarca söyleyip durduğum dörtlüğün ilk 2 parçası. Adamsın.
    ···
  • +1
    beynim gibiydi gökyüzü
    Başka hangi hikayede var ulan böyle hüzün* (bkz: dert yarak gibidir)

    Şaka maka güzel hikaye önerin beyler. Tatile de gidemedim Datça vardı aklımda ama gidemedim bazı işler girdi araya. Can sıkıntısı gitsin.
    ···
  • +1
    2 inci sözlük kitap okuyanlar zirvesi
    Aaa Oral Sander Siyasi Tarih serisi. Bunu bilen insan azdır cidden harika oldu. Sadece ilk kitap değil ikincisi de güzeldir. Tarihin ufak bir özeti gibi.
    ···
  • 0
    mutluyum ama vicdanım sızlıyor
    yazık değil mi ulan dallama ?
    ···
  • 0
    sözlüğün en güzel kızı olmak benim suçum
    sen sus lan firefox
    ···
  • 0
    şuan çok sinirli ve sıkkınım dertleşelim
    Feminist artı komünist, bir de kürdüm de tam olsun.
    ···
  • 0
    en sevdiğiniz oyun ve sevme sebebiniz nedir pnplar
    Another worldü adam gibi oynamak demek, en az 30 yaşında olmak demektir. Altını çizerek söylüyorum en az. Ben bana akrabalardan kalan oyunların arasında bulmuştum harika bir oyundu.
    ···
  • 0
    en sevdiğiniz oyun ve sevme sebebiniz nedir pnplar
    Hoydaa 1 mi? Rezalet combat sistemi vardı hikayesi de ancak "eh" ti bana göre. 2 nin hatırına oynadım 1 i ama ne derler her zaman "zevkler ve renkler tartışılmaz"
    ···
  • 0
    en sevdiğiniz oyun ve sevme sebebiniz nedir pnplar
    işte bu. Oyun zevki olan adamları görmek güzel. Grafikleri ile -12 ye hikayesi ile +20 ye hitap eden kaliteli bir oyun gerçekten. Son zamanda oynadıklarım arasında ilk 10 a girer. Gerçi bu aralar point and click e sardım film seyreder gibi oynuyorum. Tabii bir numara Witcher 3 oldu yeni zeldayı oynayana kadar.
    ···
  • 0
    beynim gibiydi gökyüzü
    Bitti kardeşim. Bir entry daha var sadece o kadar.
    ···
  • +4
    beynim gibiydi gökyüzü
    HAYATIN GERÇEKLERi

    Bu olaydan hemen sonra gidip 15 gün izin aldım. 7 gün boyunca her gün içtim. Telefonumu kapatıp, ev telefonun kablosunu kestim. 3-4 kere sabri gelmiş yanıma, ona da açmamışım kapıyı, küfretmişim sesimi duyunca zaten gitmiş. Bir gün yine zilzurna sarhoşum. Sinirlenip kolleksiyon dolabıma yürüdüm ibrahim'den kalan her şeyi yok edecektim. Bıçağı aldım elime, elimi kesti, küfrederek elimden attım. Saatle silahı aldım kucağıma koydum. Camdan aşağı atacaktım. Bir iki çap adım atmaya çalıştım, derken elimden düşürdüm ikisini de. Saat düşüp içi açıldı. içinde bir kağıt vardı. Uzandım aldım elime. Elimin kanı bulaşmıştı kağıda. Okudum. Kısaca anlatmak gerekirse, "ibrahim'in kardeşi yıllar önce Pınar'ın babası tarafından öldürülmüş. O da intikam yemini edip, babasının yanında durmuş. Yıllar boyunca canını yakmak için zaman kollamış. Beni ise Pınar'ı ve Korhan'ı öldürmek için tutmuş. Onlar öldüğünde babasını da o öldürecekmiş , işlerin başına da o geçecekmiş. Ben ise sağ kolu." Güldüm. Yine birisi bize sormadan senaryolar yazıyordu. Kazananlar değişiyor, hep kaybeden ben oluyordum. Ertesi gün Sabri tekrardan eve geldi. Kapıyı yine açmadım. Kapıya tekme atmaya başladı. Bu sefer ısrarcı olacaktı. Kalkıp kapıyı açtım "Hoşgeldin demek istedim ama" dedim. Bana bir tokat vurdu. Kafamı öne eğdim, bir tane daha vurdu "Bana bak" dedi. Cevap vermedim "Bak bana lan, eğer ki kardeşiz diyor isek, her acımızı birlikte paylaşırız. Eğer ki bir daha öyle liseli kızlar gibi gibik triplere girersen seni öldürürüm." dedi bağırarak. Salona geçti. içki şişesini ona uzattım. Alıp, çöpe attı. Daha sonrasında ise beni yatağa yatırdı. Ben yatakta iken evi falan temizledi. O gece bende kaldı. Sabah uyandığımızda ise o yokken içki içmemem konusunda benden söz aldı. iznimin devamında da her gün yanıma geldi. Oturduk, konuştuk. Ben pek konuşmuyordum ama o ise her seferinde geliyordu.

    Tatilim(!) bittiğinde, işyerine gittim. Harap halimi zaten çoğu kişi farketmiş. Ama kimse sormamıştı. Sakallarımı hiç kesmemiştim. Gözlerimin altı mosmordu. istifamı verecektim. Sonradan öğrendiğim kadarı ile işlerin başına Korhan geçmişti. Zaten Pınar'ı da göndermesinin nedeni buydu. istifa durumunu ona anlattığımda bana kendimi toparlamam için bir 30 gün daha izin verdiğini söyledi. Zaman böyle geçti. O halde olunabilecek en iyi şekilde kendimi toparladım. taksa geri döndüm. Kitap okumaya geri döndüm. Pınar'dan beklediğim mesaj da hiç gelmedi zaten. Ben de atmadım. Geri döndüğümde bölge operasyon müdürü olarak terfi aldım. Daha iyi bir maaşım falan olacaktı. Ayrıca Korhan pekekentini de daha az görecektim. Hala orada çalışıyorum. Ayda bir ya da iki kere görüyorum Korhan'ı da. Pınar ise şu anda Amerika'da. instagram'dan numarasını alıp, hikayeyi yazmaya başladıktan 2 gün sonra nasılsın iyi misin gibisinden mesaj attım, Pınar'a o kadar zamandan sonra. Soğuk davrandı.Ben de üstüne mesaj atmadım.

    Sabri ile ise hala sık sık görüşüyoruz haftada 1-2 defa salona gidiyorum zaten. Zaten tek yanımda kalan o bütün bu olaylardan sonra.

    Uzun lafın kısası, hayat sizin için farklı farklı hikayeler yazıyor ,bu hikayelerin kazananı değişiyor her seferinde ama hep kaybeden siz oluyorsunuz.
    Bunu okuyan arkadaşlar, umarım bir daha hiç geceleri uykusuz kalmazsınız birileri için. Esen geceler.
    ···
  • 0
    beynim gibiydi gökyüzü
    Bitti hikaye kardeşim.
    ···
  • +2
    beynim gibiydi gökyüzü
    https://www.youtube.com/watch?v=PtsMi4dtl1o

    Ozan'ı kontrol ettim. Yaşıyordu. irem'de de hiç bir şey yoktu. Hastaneye gittik falan. Kaza yapıldığında dokularımda ezilme olmuş. Ozan'da da pek bir şey yokmuş sadece bayılmış. Daha sonra bazı adamlar gelip etrafı hallettiler. O gün Sabri'nin kuzeni kaza yapmış, şehirdışında olduğu için sonrasında ise eve gidip eşyalarını almış, kaderin cilvesi işte daha sonra telefonu evde unutmuş ancak iphone 4 ü de ikinci telefon olarak durduğu için dönüp almamış. Telefonda, ibrahim'in takip edebildiği bir gps sistemi varmış , adamlar Sabri'nin evine girmişler. Ancak kimseyi bulamayıp geri dönmüşler. Ozan o olaylardan sonra bir daha benimle konuşmadı. Hala aynı evde kalıyorum. Ancak karşılaştığımızda ikimiz de kafamızı eğer geçeriz. irem ise şu an tekerlekli sandalyede. Koltuk değnekleri ile adım atabiliyor.Arada teklese de normale yakın bir şekilde konuşabiliyor.

    Gelelim asıl mevzuya, Pınar'ı iki gün sonra apar topar Amerika'ya gönderdi burada güvende değil diye Korhan olacak şerefsiz. Gitmeden önceki gece bana geldi. Sabah gideceğini söyledi. Sarıldık, ona 2-3 tane kitabımı verdim. Beni unutmasın diye. Oturduk birlikte, ona çalışırken boş bulduğum zamanlarda yazdığım şiirleri okudum. Gözleri dolu dolu dinledi herbirini. Birlikte yattık son defa. Öpüştük gece boyu hüzünlü gülücüklerin arasında. Son defa dinledik kupa kızı sinek valesini. Bizi bizden daha iyi anlatan o şarkıyı. ilk defa sigara içti paketimden çıkarıp. Sarılarak yattım ona. Sabah sessizce gitti, yanağıma bir öpücük kondurup. Uyuyormuş gibi yapmıştım o giderken. Bavullarını topladığının sesini duyuyordum. Hafif açık gözlerim her saniye daha da doluyor, boğazıma düğümleniyordu hıçkırığım. Kafamı yastığa gömdüm, gözlerimdeki yaşlar yastığı ıslatırken, kapının sesi geldi. Haykırmak istedim. Dur demek. Yapamadım. Daha da gömdüm yastığa kafamı hıçkırıklar arasında. Ağladım. Gidiyordu işte. Bir kere daha kaybediyordum birini. Yine hayat elinden en sevdiklerini alıyordu bu küçük çocuğun, ağlayacağını bile bile...

    Kaldırdım kafamı, babam derdi hep pişman olacağın bir şey yapmadan önce say içinden yirmiye kadar diye. 1,2.3... 20. Cama koştum. Arabası gidiyordu. Bağırdım arkasından Pınar diye hıçkırıklarımın arasından boğazım yırtılırcasına . Bir daha. Bir daha. iner diye bağırdım. inmedi beyler. Dizlerimin üstüne düştüm, orada kaldım saatlerce. Kendime yeminler ettim ona ağlarken bir daha sevmeyeceğim diye. Ne kadar kaldım hatırlamıyorum camın kenarında. Uyuyakalmıştım orada. Uyandığımda çoktan akşam olmuştu.
    ···
  • daha çok