- 4 / 10 / 967 entry
- 90 başlık
- 2 trend
- 2,282.84 incipuan
bebişinci nesil normal
mart 2012
bebişinci nesil normal
mart 2012
-
0
dinden anlayan biri yardım
hristiyansın ve islam akaidine göre cezanı mı merak ediyorsun? kusura bakma ama süt gibi müslümansın kardeş.
repeat after me:
eşhedü en la ilahe illallah, ve eşhedü enle muhafaziden abdühü ve resulüh.
la ilahe illallah, muhafaziden resulullah.
hoşgeldin. -
+3 -1
mehmetcik kut ül amare dizisi
kendi vatanına, değerlerine, milletine, tarihine, dinine düşman ve tak atmaya meraklı karaktersizlerin yine içeriği ve verdiği mesajlar sebebiyle tak attıkları dizidir.
teknik yönlerden sonuna kadar eleştirilsin, eyvallah. ama bu ve bunun gibi dizileri ben çok önemli görüyorum. çünkü on yıllar boyunca tarihine ve ceddine yabancı nesiller yetiştirilen bir ülkeye bunları tekrardan hatırlatan böyle dizilerin yapılması bence takdir edilmeli.
diziye ağzından köpükler saçarak saldıranları rahatsız eden şeylerin başında islamiyet vurgusu geliyor. payitaht ve diriliş gibi bu dizi de, konusu ve dili itibariyle islami öğeler içeriyor. ceddimizin kuru bir cihangirlik peşinde değil, allah’ın dini islamiyeti dünyaya yaymak için allah yolunda mücadele ettiğini anlatıyor. islami terminoloji ve şuur ekranda hayat buluyor.
ikincisi türklük vurgusu. özellikle diriliş’te bu türklük vurgusu çok daha yoğun. ama payitaht’ta da bu dizide de gayet mevcut. türk’ün vatanseverliği, fedakarlığı, yüceliği sürekli işaret ediliyor bu dizilerde.
dolayısı ile, din düşmanı veya dine alerjisi olan, türklüğe alerjisi olan, kendi tarihinden bi haber olup tarihinin hezimetlerden ibaret olduğuna iman etmiş aşağılık kompleksi olan tipler diriliş’e, payitaht’a ve bu diziye ağız dolusu söverler.
onlar ister ki tarihi bir yapımda en ufak bir islami veya milli söylem olmasın, tarih çarpıtılsın, ecdad hep sarhoş, karı peşinde koşan, bi gibime yaramayan işler peşinde gibi gösterilsin.
hürrem ve benzeri dizileri beğenmeleri de bu yüzdendir. en ufak islami bir motif yok, türklük falan zaten hak getire, osmanlı padişahları ömürlerini haremde karı kovalamakla geçirmiş. tam bu eziklerin istediği gibi diziler. mesela kanuni 46 yıllık saltanatının toplamda 4 yılını sarayda, 42 yılını seferde geçirmiş. ama muhteşem yüzyıl’da sanki 42 yılını sarayda karı peşinde, 4 yılını seferde geçirmiş gibi resmediliyor. bu da işte bizim ılık zütlülerin çok hoşuna gidiyor.
dolayısı ile bu dizi izlenir. ecdadımızın utanılacak değil övünülecek bir ecdad olduğunu, şanlı bir tarihe sahip olduğumuzu bu ülkeye yeniden hatırlatan bu gibi dizilerin daha da artması dileğiyle. allah emeği geçenlerden razı olsun.
* -
-1
türkiye de solculuk yoktur
alevicilik, kürtçülük vs. gibi azınlık propogandacılığı vardır.
azınlıkların yakındıkları değerleri eline al, etnik kimlik olgusunuda koy üstüne, bir de mağdur edebiyatı, al sana tipik türkiye solculuğu. dinsiz-imansızım, vatansızım demenin, ve bunu meşrulaştırmanın yegane yoludur.
günümüz cumhuriyet halk partisi bu yolda yürümektedir ve bu durumdan oldukça güzel nemalanmaktadır. ta ki gerçek chp'liler olaya et atıncaya kadar. ponzi şeması ile kurulmuş şirketlerin batışını izler gibi elimde bir tabak çiğdem, bekliyorum.
milliyetçi hareket partisine stepne yakıştırması yapanlar, mevzu bahis vatan müdafası olunca, menfii kaygıları bir kenara bırakamayanlar, milli şuurun ne olduğunu anlayamazlar. devlet bahçeli'nin şu an ki duruşu, dünya siyaset tarihine geçecek, asil bir duruştur.
halbuki türkiye halkı olarak, vatan çatısı altında, tek kutupta birleşip, enginlere sığmayıp taşabilecek potansiyelimiz var. araya kara kedileri, yine kendimiz sokuyoruz. tıpkı fast-food yememesi gereken bir obezin, inatla steakhouse yemesi gibi.
ne demiş mehmet akif:
doğacaktır sana vaadettiği günler hakk'ın,
kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın. -
+1
ürolojiciler bi baksın hele
insan vücudu simetrik değildir. bi daşşak diğerinden küçük olabilir. normaldir. -
0
modern bir müslümanın gözünden islam
dünya ve insanlar, algılarla yönetilir. algılarınız ne kadar kapatılırsa, o kadar kör, sağır ve dilsiz olursunuz. okumayan ve araştırmayan topluluklar, her zaman sömürülmeye ve asalak yaşamaya mahkumdur. buradan hareketle, insanoğlunun yegane varoluş amacı olan yaradılış ve din olgusu, kitlesel kontrolü olan çok ciddi bir olgudur. yanlış otoritelerin elinde, huzuru getiren bir inanış değil, çok tehlikeli bir silaha dönüşebilir-dönüşmüştür de. insanlık tarihindeki savaşların hemen hemen tümü, dini hassasiyetler hasebiyle peyda olmuştur.
türkiye' de yaşıyoruz. ecdadımızın tercihleri doğrultusunda, doğarken islam ile şerefleniyoruz. inançlar, kültürel ve siyasi olarak şekillendirilmeye müsait olsa da, temelde akaidleri sabittir. nasıl t.c. anayasının ilk 3 maddesi değiştirilemez ise, dinlerin de değiştirilemez esasları vardır.
biz, bizzat rabbimiz tarafından korunan bir kitap olan, kur'an-ı kerim' e sahibiz. direk Allah kelamı yani, mis gibi. aracı yok, nakil yok, şaibe yok. çek besmeleyi, aç oku. rabbin sana ne demiş, öğren. aracıları, simsarları çıkar hayatından!
peygamber efendimiz (sav), kur'an-ı kerim'i insanlığa ulaştıran, yaşamıyla bizlere islamı öğreten, fahr-i kainattır. rabbim biz kıtmirleri, illiyun cennetinde o'na komşu eylesin (amin). ancak, sahih yani doğru olmayan hadisler üzerinden, dinimiz yıpratılmakta, zaten inancı az olan ya da tamamen dindar olmayan kesim, iyice islamdan soğutulmaktadır. araştıran, mantık yürüten ve sorgulayan her müslüman "bu işte bir bit yeniği var" demelidir. yüce Rabbimiz kur'an-ı kerim'de defaatle "düşünmez misin?, akletmez misin?" diye boşuna sormuyor herhalde biz kullarına.
Seni yaratan, ilk indirdiği ayetine "oku" diye başlıyor. "başkasından dinle" demiyor! bakın bu çok önemli. insanoğlu kula kulluk ediyor tabiri caizse. senin gibi beşer tabiatı olan birinin söylediklerini, fikirlerini benimseyerek dinini yaşıyorsun da, ikinizi de yaratan rabbinin keldıbını hiç mi merak etmiyorsun? oku ey gafil oku!
aslında, bu sıkıntının temel nedeni, toplumsal cehaletimiz. kimse kendini kandırmasın. en basitinden bir ilaç kullanmaya başladığınızda, hanginiz içindeki prospektüsü okuyor? yeni bir cihaz aldığınız da kullanma klavuzu okuyan var mı hiç? evet üstüne alın. çünkü sana diyorum. o k u m u y o r s u n !
hayatını geleneklere göre yaşıyorsun, namazını dedenden gördüğün gibi kılıyorsun ya da kılmıyorsun. aslına bakarsanız, her bir paragraf, ayrı bir yazının konusu ama tek bir entryde kendimi ifade edebilmem gerekiyor.
son olarak biraz kendimden bahsedeyim. 30 yaşında, evli ve 1 evlat sahibiyim. iyi bir işim, mutlu ve huzurlu bir hayatım var. elimden geldiğince ve öğrenebildiğim kadarı ile dinimi yaşamaya çalışıyorum. şu cemaati, bu tarikati, falan dergahına mensup değilim. sadece müslümanım. manevi isteklerimi, aracısız direk rabbimden istiyorum. o'na yalvarıyorum ve elhamdulillah rabbim, o'nu bilene, bereket denizlerini açıyor.
aciz bir insan olarak ve haddim olmayarak, siz kıymetli ve özünde arayış içinde olan panpalarıma diyeceğim şu: okuyun. elinize geçen her kağıdın üstünü okuyun. tuvalet kağıdının ambalajını okuyun, yediğiniz gofretin arkasını okuyun, bir siteye üye olurken üyelik sözleşmesini bile okuyun. ve hepsinden önemlisi sizi yaratan, size hitaben bir kitap yazmış. ne diyor bir bakın derim.
hadi eyvallah. - daha çok