1. 26.
    0
    @16 anladıysan bi özet geç aq
    ···
  2. 27.
    0
    ilk bulan adam sayma bilmiyomuş
    ···
  3. 28.
    0
    20 löw deil love diolar kulagını gibeyim
    ···
  4. 29.
    0
    @1 çünkü eşeğin zikinden dolayı
    ···
  5. 30.
    0
    up up up
    ···
  6. 31.
    0
    @20 bi yandan ferre izleyip 31 cekerken bı yandan buraya yorum yazmıs sanırım. bir insan ancak bukadar parçalara ayrılabılır
    ···
  7. 32.
    0
    up up up, lan biri mantıklı bi cvp versin aq
    ···
  8. 33.
    0
    aq gece bilen çıkar diye düşünüyodum, yalan oldu amnı skim
    ···
  9. 34.
    0
    la cevap verene şuku aq
    ···
  10. 35.
    0
    up up up
    ···
  11. 36.
    0
    diğer sayılar henüz bilinmiyormuş
    ···
  12. 37.
    0
    gıcıklığına yapmıştır ipneler
    ···
  13. 38.
    0
    alıntı

    efendim, malumunuzdur ki onbeşinci yüzyıl fransızcasında une journee bir gün manasına geldiği gibi aynı zamanda bir spor müsabakası anldıbına gelmekteydi. bu analoji yüzünden bir tenis maçında 4 sayıdan olusan 6 oyun, ve bunların 4 tanesinin birleşiminden oluşan maç biçiminde bir skorlandırmaya gidilmiş, yoksa altımışlık sayı sistemi kullanıyoruz, sayıları tek tek sayma kabiliyetimizi kaybettik gibi bir durum hasıl olmamıştır.

    lakin, yine malumunuz olacağı üzere 60'lı modda 60 sıfır etmekte, buna da yine sıfır diyip, seyircilere matematiksel algı problemleri yaşatmaktansa gelin 45'i biz 40 yapalım, 10 10 devam etsin gençler yoluna gidilmiştir. yoksa üstad cecil adams'ın bu sefer yanılıp da söylediği gibi 45'ı kısaltalımdan falan değil. zaten bu sıfır meselesi de ayrı dert, l'oeuf'den mi geliyor, playing for love'dan mı geliyor; bu sorular onyıllardır tenis aşıklarının kafalarını karıştırmakta, gözlerine uyku sokmamaktadır.

    tabi tüm bu etimolojik ıvır zıvır, neden en başta böyle gudik bir sistem kullanıldığını tam olarak açıklamıyor. (oyun numaralarındaki 1-2 diye giden sayılarla oyunun içindekiler karışmasın diyeymiş, peh!) gelin görün ki jerry seinfeld buna da bir açıklık getirmiş, genç dimağları aydınlatmıştı kendi ismini verdiği eğitici programında: eski filmlerde tenis oynayan insanları düşününüz, hepsi uzun pantolonlar, beyaz gömlek ve süveterler giymişler değil mi? ee, kardeşim güneşin altında saatlerce oynanır mı birer birer altmışa varacağız diye uğraşırken, hadi bu sayı da 15 sayılsın! deme alışkanlığı bu ahval ve şerait içinde hemencecik oluşmaz mı?

    biz tabi ki bu açıklamalardan seinfeld'in olanına sadık kalmalıyız, yoksa sırf tipleri benziyo diye sıfır yerine yumurta diyen memleketin etimolojisine mi güvenilirmiş?
    ···
  14. 39.
    0
    40 da duruyo di mi bişeyler gözüne çarpmadı mı ?
    ···
  15. 40.
    0
    ccc deuce ccc
    ···
  16. 41.
    0
    fazla merak züte yarak sanane lan tenis sayısından bin
    ···
  17. 42.
    0
    mükemmel başlık lan dıbına godumunun cocukları yaa hep düşündüm bunu
    ···
  18. 43.
    0
    sanırım saatle ilgili bişiy, çeyrek geçe, yarım, çeyrek var muhabbeti. 15-30-45-60 diye gidiyomuş, 60 olunca işte oyun bitiyomuş, sonra o 45 40 falan olmuş. ben de tam bilmiyorum.
    ···
  19. 44.
    0
    @34 ekşici bin
    ···
  20. 45.
    0
    çalıntı

    Tenis puanlama sistemine göre bir oyun içerisinde kazanılan her puan 15, 30, 40 ve "oyun" olarak söylenir. Bunun neden böyle olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, bu sistemin köklerinin ortaçağ Fransa'sına uzandığı düşünülmektedir.

    Bir rivayete göre eskiden oyun sırasında puanlama için saat kullanılırmış ve her kazanılan puan 15, 30, 45 ve 60 olarak, yani çeyrek saatler şeklinde gösterilirmiş.

    Her iki oyuncunun da 40 puanda eşitlenmesi üzerine oluşan duruma beraberlik - "deuce" denmektedir ki bunun da Fransızca "deux" sözcüğünden geldigi sanılmaktadır. (Berabere durumunda oyunun kazanılabilmesi icin ard arda iki puanın kazanılması gerekir)
    ···