1. 1.
    +3 -11
    amdan zütten bir erkek ismi * * * * **
    ···
  1. 2.
    +2
    yiğit özgür
    ···
  2. 3.
    0
    ben
    ···
  3. 4.
    0
    ben
    ···
  4. 5.
    0
    hepinizi giberim
    ···
  5. 6.
    0
    hepinizi giberim
    ···
  6. 7.
    0
    ben deniz
    ···
  7. 8.
    0
    efendim ?
    ···
  8. 9.
    0
    ah yiğit ah
    ···
  9. 10.
    0
    benim lan
    ···
  10. 11.
    0
    benim amk
    ···
  11. 12.
    0
    bide benim.
    ···
  12. 13.
    0
    aha bir de benim.
    bu isim dünyayı giber amcıklar.
    ···
  13. 14.
    0
    bu soyada sahip insanlar güzel oluyor.
    ···
  14. 15.
    0
    ben
    ···
  15. 16.
    0
    http://www.youtube.com/watch?v=4uxB92VKzcE
    ···
  16. 17.
    0
    ne güzel bir isim lan bu cok anlamlı olm
    ···
  17. 18.
    0
    başkasına seslenseler bile bakıyorum :/
    ···
  18. 19.
    +1 -1
    Yine böyle mevsimlerden sonbahar, öyle bir yaprak dökümü yani, öyle bir hüsran. Kuru bir ayaz var, içimizi titretecek cinsten. Elim cebime gidiyor sigara paketinden bir dal çıkartıp, günün ilk sigarasını yakmak için. Paketten bir dal aldıktan sonra, çakmağı arıyorum cebimde, buluyorum sonunda onu da. Kuru soğuk ve rüzgardan korumak için siper ediyorum önce, sonra çakıyorum ve yakıyorum sigaramı. Hemen üşüşmeye başlıyor kafama sorular, günlük hayat stresleri işte ağabey ne beklersin. Derince bir nefes çekiyorum sigaradan, demiştim ya soğuk içimizi titretecek cinsten diye öyle de oluyor, bademciklerim "ağabey biz buradayız." diyorlar resmen. Onlar da üşüyor yani. Bir elim cebimde, bir elim de ağzımda yürüyorum işte dos doğru boş boş. Rüzgar yerdeki yaprakları dans ettiriyor bir kaç defa. Yüzüm zaten kıpkırmızı olmuş, Bir çocuk görüyorum, cadde de mendil satıyor. Islık çalıyorum biraz seslisinden, yanıma geliyor "buyur ağabey" diyor, "delikanlı" diyorum "mendillerinden verir misin bir tane." "elbette ağabey" deyip bir mendil uzatıyor. Cüzdanımdan sigara parasından arta kalan son 5 lirayı çıkartıp uzatıyorum, para üstü dönmeye çalışıyor. Bozukları sayarken elleri titriyor garibimin. "Kalsın delikanlı" diyorum, "harçlık yaparsın". "Olur mu öyle şey ağabey, burda bir mendil parasından fazla para var" diyor. Ben yıkılıyorum orda zaten, günün ikinci sigarası da burda yanıyor. Ayaz olmasa da bu ufaklık içimi titretiyor sabah sabah. "adın ne senin" diye sorduğumda ise "Yiğit" diyor sağlam bir duruşla. "Adının da hakkını veriyorsun yiğit" diyorum. " Okumuyor musun sen". Anlatmaya başlıyor Yiğit, küçükken trafik kazasında babasını kaybetmiş. Bir annesi, bir de kız kardeşi varmış Yiğit'in. Okuldan önce mendil satar daha sonra elde ettiğiyle okulda harçlık yapıyormuş. Okuldan sonra eve bir kaç lokma birşey zütürmek için çalışıyormuş Yiğit. Anlayacağınız derinden etkiliyor beni de sabah sabah, kahvaltı etmek için uğradığım simitçi fırınından artık 2 simit alıyorum. Onu da Yiğit'le paylaşıyorum işte, cebine 3-5 kuruş harçlıkta veriyorum elbet. Az sigara içiyorum, günde bir paket alıyorum, kalan parayı da yine Yiğit'le paylaşıyoruz. "Oğlum olursa senin ismini koyacağım ağabey" diyor bana, bense Yiğit gibi bir oğlumun olmasını hayal ediyorum.
    ···
    1. 1.
      0
      sol gözümden bir damla yaş süzüldü okurken..
      ···
  19. 20.
    0
    bir şeylerin farkında olsan iyi çocuksun
    ···