1. 16676.
    +12
    Sınıfa girdik beraberce..eli daha da kasıldı.. sanki bir an çekecek gibi oldu ama dayandı..

    Hak veriyorum ebruya..zor.. alışmak..güvenmek zor.. hızlı gitmek istememesi doğal…

    “el ele sınıfa girmek mi hızlı gitmekmiş?” diyeceksiniz…

    Ama bu durumdaki bir ilişkide, yan yana yürüyebilmek bile büyük bir sınav, büyük bir kademe…

    Yarı yarıya dolu sınıfta, ön sıralardan birkaç göz takıldı ikimize.. bakmadım insanlara.. şaşırmış, sevinmiş, üzülmüş ya da umursamamış olabilirler..

    Ama umurumda değil benimde.. ebru yanımda.. omuz omuza yürüyoruz.. parmakları benimkilerin arasında.. içinde..

    Gerisi teferruat..

    Sırasına geldik,

    “ben eşyalarımı alayım nilayın yanından” dedim,

    “canan var benim yanımda da şu an..”

    “hı…eh madem bu derslik ayrı oturalım :p”

    “(: “

    “o gelene kadar burası benimdir ama ;)” deyip yanına oturdum..

    Birkaç dakika yan yana sessiz şekilde durduk..o defterinin sayfalarını filan karıştırdı amaçsızca..ben yandan yandan bakıp gülümsedim devamlı..o da gülümsedi.. sayfaların arasından bir şeyler göstermek bahanesiyle, defterin üzerindeki parmaklarına dokunup durdu parmaklarım.. iyice yanaştım yanına.. kaçmadı o da..yine biraz kasıldı evet..ama geri vites yapmadı.. tersine, o da bana sokuldu.. önce omuz omuza.. sonra onun omzu benimkinin önünde, kalbimin yakınlarında..

    Biraz sonra sınıf doldu tamamen, canan geldi, bizi öyle görünce bir afalladı önce, sonra gülerek yaklaştı,

    “gel canan, kalkıyorum ben ;)” dedim ,

    “ha..yoo oturadabilirsiniz sorun değil” dedi kız saf saf sırıtarak..

    “olsun, gel senin yerinmiş” dedim, ebruyla göz göze geldik, gülümsedik birbirimize, göz kırptım..

    içinde pek çok anlam barındıran bir bakış atarak (çıkışta görüşürüz-seni seviyorum-yemeğe çıksak iyiydi-gözlerin çok güzel-ellerin sıcacıkmış-aman dersi iyi dinle) kalktım ebrunun yanından.. gözlerimi zorlukla kopararak yüzünden, önüme döndüm, nilayla oturduğumuz sıraya doğru ilerledim.. daha gelmemiş.. hoca gelecek, nerde bu kız?..

    Duvar kenarına geçip sırtımı yaslar yaslamaz hemen ebruyu buldu yine gözlerim.. uzun saniyelerce baktım, o da baksın diye.. biraz sonra kaçamak bir bakış attı, sonra hemen bir daha ve gülümsedi.. karşılık verdim.. verebildiğim en içten biçimde..

    Birtanem benim.. canım..o hem sert, hem kırılgan , hem vakur hem de utangaç halin, bu güne kadar gözlerimin önüne gelmiş en güzel resim…dolu dolu bir tuval gibisin…usta bir ressamın elinden çıkma bir tablo gibi.. hayatımın baş köşesine koymak istiyorum artık seni.. ellerimin eriştiği en yüksek yere..

    Hoca geldi, hocanın kapatmak üzere olduğu kapıdan da hemen nilay sıvışıp içeri girdi sırıtarak..
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster