1. 18151.
    +7 -1
    “neyse aşkım keyfimizi kaçırmasın böyle şeyler..”dedim.

    “inanamıyorum böyle karakterlerle muhatap olduğuma zaten” dedi ters ters..

    Yaşanan tatsızlığın etkisinin dağılması bir beş dakika kadar daha aldı..

    Sonrasında sohbet normal seyrine döndü..biz ebruyla devamlı bu ikisini paslıyoruz, orta açıyoruz, kaleciyle karşı karşıya bırakıyoruz (:

    ikisinin de yüzü gülüyor yalnız, gayet memnun görünüyorlar durumlarından.. tanıyın lan işte birbirinizi..bak ne güzel, sizi tutmuşlar kollarınızdan bir araya getirmişler, koymuşlar.. daha ne? Ayağınıza gelmiş fırsat(overlok makinesi misali)..aşk bu, belli olmaz, kimin karşısına nerede çıkacağı..

    Yarım saat kadar sonra ebru kendisine acil, negatif içerikli bir mesaj gelmiş gibi yaptı, ve ben, kahraman sevgilisi, onu gecenin bu geç vaktinde durağa kadar zütürmek durumundaydım..

    Bu bahaneyle ilkay ve begüm masada yalnız kalacaktı..

    Yalnız begüm zoka fazla yutup, senaryoyu gerçek sanınca, ebruyu yalnız bırakmamak adına bizimle gelmek filan istedi..lan gerek yok diyorum, illa geleyim diyor..o öyle deyince ilkay da gaza geldi, o da durum ne aga, yapabileceğim bir şey var mı? diye sıkıştırmaya başladı..

    En sonunda kulağına çaktırmadan fısıldamak zorunda kaldım “otur salak, numara yapıyoruz..”

    Şaşkın gözlerle beni süzdükten sonra yalandan biraz daha ısrar eder gibi yaptı ve sonunda masada kaldı…

    Bu ikisini soyulup tuzlanmış hıyar gibi masada bırakıp çıktık kafeden..

    Gülmeye başladım..

    “begüm anlamadı numara yaptığımızı, en son kulağına söylemek zorunda kaldım..(:”

    “aynen ya..çok saf bir kız bu (: ilkay anlamamıştır inşallah”

    “yok sanmıyorum…ya anlamaya kalksan, kurcalasan, çok şey var da, yani çok belli bizim onları buraya kurmaca getirip buluşturduğumuz
    filan..ama işte o kısmı fazla karıştırmayıp birbirlerine odaklanmaları lazım..”

    “odaklanmış gibi görünüyorlardı ama fena değildi sanki (:”

    “bence de..güzel olur be…bence hak ediyorlar ikisi de mutluluğu”

    “hayırlısı olsun.. artık dualarını bekliyorum mutlu olurlarsa (:”

    “eehehe.. epeyce hayır duasına ihtiyacımız var zaten (:”

    “kimin yok ki..”…”bir şu kıza bak, begüme..bir de o gerizekalıya bak.. sahi tsigalko, daha kapanmadı o konu bilesin..”

    “ne konusu?”

    “ne işte o neyse o salak kızın ismi…ne biçim hareketler bunlar ya? Ay bir de bana tuhaf dedi gider ayak gerizekalı…”

    “amaaan, senin de kapatmadığın konu bu mu? bırak işte Allahın varoşu.. kızım kızın seviyesi belli..ben niye gerilmiyorum onun
    laflarına? Çünkü malla mal olmamak lazım..”

    “evet tabi.. işte böyle gerilmeye gerilmeye kırk yıllık ahbabın gibi yüz bulmuş, bu kadar samimiyet olmaz tsigalko.. buna müsaade edersen yarın gelir yanağından makas da alır, kucağına da oturur..”

    “(: oo..kendimi kız gibi hissettim şu an yalnız.. ebru? erkeğim? Asfsagfasg”

    “hiç, hiç sulandırma mevzuyu” ama bunu derken kendi de gülüyordu..”öyle kızlar erkeklerden filan beter..bak valla gelir kendi öper, sonra da üzerine kalır, paçoz, görürsün o zaman kuma getirmeyi (:”

    “aynı annem gibi konuştun..o da oğlunu kaçırıvercekler sanıyor (:”

    “hıı…benim için de mi öyle düşünüyor yoksa?”

    “senin için ne düşündüğünü söylemiştim sanıyorum?”

    “hayır söylemedin? Beni biliyorlar mı ki zaten?”

    “herhalde yani? Seninkiler beni bilmiyor mu?”

    Ebru bir an için tereddüt etti…”bili…yorlar…yani.. annem biliyor…”

    “hımm daha babaya açılamadık yani (:”

    “ya seninkiler?”

    “biliyorlar” dedim kısaca..”üç yıldan beridir”, diyemedim..
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster