1. 4801.
    +6 -1
    Pazar günü,

    Ayna karşısında geçen uzun dakikaların ardından, nihayet tolgayla yurttan çıkmış, kızları karşılayacağımız yere doğru yürümeye başlamıştık,

    Bizim ceydayla her zaman buluştuğumuz parka gelsinler diye anlaşmıştık, bizden önce onlar birbirlerini görecek, ufaktan da tanışacaklardı anlayacağınız. Akşamın loşluğu yavaş yavaş gökyüzünü esir alır, sokak lambaları titrek bir açılışın ardından etraflarını aydınlatmaya başlarken parka vardık,

    Tolgaya yol boyunca söz konusu olan kızın benim (yani biricik kankasının) kız arkadaşı olduğunu ve soğukluk ya da hıyarlık yapıp beni üzmemesi gerektiği konusunda telkinde bulundum, “tamam abi ya, ne diyebilirim ki zaten” deyip yarı uyumsuz cevaplar verdi.

    Parka girdiğimizde ceydanın her zamanki bankımızda (bir zamanlar ebruyla bana ait olanın bir benzeri) yanında nilayla beraber bekliyordu, hatta beklemekle de kalmayıp, epey hararetli bir sohbete de dalmış gibi görünüyorlardı. Yanlarına vardığımızda gülümseyip bizlere sarıldılar (tolga-ceyda ikilisi tokalaşmakla yetindi).

    Nilay bıcırığı hemen lafa girdi,

    “beyler, geç kaldınız? Pek bi süslenmişiniz belli (: biz de bu arada epey tanışmış olduk” deyip göz kırptı, ceydanın koluna girdi,

    Benim kız da halinden memnun gülümsedi, “aynen, tsigalkocum çok özenmişsin, ceket yeni mi? :p”

    Tolgaya dönüp,

    “olm bu kızların diline düştün mü kurtulamazsın bak ben dediydim sana erken giden biz olalım diye (: şimdi bütün gece dalgalarını geçerler (:”

    Tolga gidip nilayın beline dolandı, “olsun, yabancı değiller nasılsa” deyip soğuk soğuk gülümsedi.

    Amk giberim bak ortamı gerersen..
    ···
   tümünü göster