1. 4801.
    +10 -2
    Sohbetin bir aşamasında nilay, tolgayla bir sosyal sorumluluk projesinde “gönüllü” olduklarını söyledi (hadi yaw, benim niye haberim yok)

    Huzur evi, çocuk yetiştirme yurtlarına geziler düzenleyen, ilk okullarda öğrencilere, hijyen, kitap okuma alışkanlığı, öz güven, faydalı alışkanlıklar hakkında bilgiler veren, milli eğitimle anlaşmalı bir sivil toplum örgütünün çatısı altındaki
    projelerden ve onlarda almaya başladıkları görevlerden bahsetti,

    “ne zamandır üyesiniz siz ya, benim hiç haberim yok? Tolga niye sölemiyon lan?”

    “olm sen ne anlarsın o işlerden”

    “hadi len, sanki sen darüşşafaka hemşiresi olarak doğdun”

    Nilay;

    “2-2.5 ay filan oldu, finaller yüzünden epeydir pek ilgilenemiyorduk, bu hafta içi huzur evine gezimiz var, ona katılıcaz bakalım, siz de gelsenize sahi ya,? Çok güzel bir şey yapmış olursunuz?” dedi,

    Ben, tolganın şakadan küçümseyişine inat olarak,

    “geliriz tabi, ne var? Güzel oluyordur ya, ben çok severim yaşlı insanları (:”

    “aynen ya, tsigalko görsen, o kadar mutlu oluyorlar ki..pasta börek de zütürüyoruz, hem yemek hem sohbet, çok tatlılar”

    “altın günü misali desene (:”

    “he he (: öyle biraz..ya anlamıyorum nasıl bırakıyorlar insanlar kendilerine yıllarca bakan anne babalarını oralara, nasıl bir vicdan, benim elimden gelse orada yatar onlara bakarım” biraz duygusala bağlamıştı,

    “ya nilaycım, çoğu kendi isteğiyle kalıyordur orda, bir sürü yaşıtı insanla beraber, keyifleri yerindedir yani?”

    “öyle bile olsa, insan çocuğunu özler, kim bilir ne zamanda bir görebiliyorlar..ben kendi aileme asla böyle bir şey yapmam, ne olursa olsun, yeter ki yanımda olsunlar”

    “aynen..ama büyük de konuşmamak lazım, hayatın seni nereye sürükleyeceğini bilemezsin”

    “off tisgalkoo çok duygusuzsun hee (:”

    “ne alaka ya, ben sadece ihtimallerden bahsediyorum, yoksa sen ailesini benden daha çok seven birini daha bulamazsın zaten ;)”

    yalan da değildi hani.
    ···
   tümünü göster