http://fizy.org/#s/1dljys
ayçanın, nasıl diyeyim..onca şeye rağmen, hala beni tam olarak ciddiye almadığını hissediyor gibiyim..ya da şey gibi hani, böyle küçükken sizi sinir eden çocuğu döversiniz, o da, canı yandığı hatta gözleri dolduğu halde, sırf sizi daha da sinir etmek ve yenilgiyi kabul etmemek için "acımadı ki? acımadı ki?" der ya..öyle bir durum da olabilir..
zira en başta çoluk çocuk muhabbeti yapmaya çalıştığınız biri tarafında yatağa atılmak, kız da olsanız, erkek de olsanız, muallak de olsanız gururunuzu biraz sarsar..belki de tüm o gülüşleri, rahat olmaya çalışan halleri bile bu yüzden..sırf birazdan altıma girecek olmasının benim maharetimden değil, onun lütfünden kaynaklandığını düşünmemi sağlamak için..
ama ben kendine optimum düzeyde güvenen bir erkeğim... başarımı gölgelemek öyle kolay değil..ayça hanım..seni istedim, ve sen de beni istediğin için seni elde etmeyi başardım? ister kabul et, ister etme, umrumda değil, birazdan misyonere başlayacağız o zaman ortada iddia middia kalmaz zaten..
ağırdan alıyoruz..
yeniden dudaklarla buluşan dudaklar..bu kez daha uzun bir seans..ellerim yüzünde, yanaklarında..orada omuzlarında, ensesinde..saçlarında..belinde..nihayet kalçalarında..
hiç acele etmeksizin, bütün vücudunu keşfediyorum..ve böyle bir güzelliği tasarlayıp yaratan güce de teşekkür ediyorum. zaten düzgün vücutlu kadınlara her zaman saygı duymuşumdur, o boynun zarifliği, eğimi, omuzlarının pürüssüzlüğü ve orantısı, belinin, kalçalarının kavisi, biçimliliği..her zaman için benim açımdan takdire şayan estetik harikalarıdırlar..kadınları, güzel kadınlar cidden seviyorum, kendine bakan, kendine öz saygısı olan kadınlara ben de saygı duyuyorum..onlar gerçek birer yaşayan sanat eseri..birer estetik harikası..
başta da söylediğim gibi, bende ayların verdiği bir açlık var ayıptır söylemesi..ne var olm? alıştırmasalardı..alla alla..ayıp mı lan? bu da temel bir ihtiyaç sonuçta..napak, ölek mi?..
neyse, işte bu açlığı, ya hunharca saldırıp hızlı yoldan, "gerdek gecesi gelinin belini kıran çoban gibi" ya da işi ağırdan alıp, sanki x-art çekiyormuşçasına (gerçi o zaman x-art tan haberim yok benim, olsa ben çekerdim yani ehehe :p) işin içine tutku da katarak, şefkatle ve yoğun duygularla sevişeceğim...
benim gibi naif bir insan evladının hangi yolu tercih edeceğini artık sizin de tahmin edebiliyor olmanız lazım,
..omuzlarına gereken ilgiyi gösterdiğim ayçanın, sütyen kopçasıyla uğraşıp 10-15 dakikadır nispeten estetik felsefelere uygun giden bu sevgi olayını yeniden tak etmemek için yine kendimce şairane bir yol seçtim..sütyen askısını devamlı öpücükler kondurup okşadığım omuzlarından yavaşça dışarı, aşağıya doğru kaydırdım..önce bir tarafını..sonra diğer tarafını..ve yavaşça asıldım aşağıya doğru vücununun üst kısmında kalmış olan son giysi parçasını
*
göğüslerinin (meme de diyebilirsiniz fakat meme bana çocukça geliyor aq..o yüzden ben göğüs diyeceğim, ekşideki binler gibi "göğüs vücudun o kısmının tamdıbının adıdır" filan şeklinde laf oyunlarına girmeyin, istirham ederim) de sahnemize katılımıyla, ortaya koymakta olduğumuz oyun, daha da bir renklenmiş, curcunaya dönüşüvermişti..
tüm çekiciliklerine rağmen direk olarak saldırmadın yine..kadınıma ciks objesi, ya da p0rn0star gibi değil, içimde biriken sevgiyi aktardığım bir sevgili gibi davranmalıydım..o yüzden yeniden yüzüne yaklaştım..
çok değil daha yarım saat önce şımarık kızlar gibi kikirdeyen, komiklikler, şakalar yapan hatunun yüzü pespembe kesilmiş, gözlerinde manalı bakışlar, suratında gergin mimikler..kısacası yoğun bir konsantrasyon ve ciddiyet hakim halde..moda girmiş... tıpkı benim gibi..
alnından öptüm..sonra yanaklarına, dudaklarına indim..sakin sakin karşılık verdi..artık oyun oynamıyor, arsızlık etmeye çalışmıyordu..ne güzel...
bu kez o yakaladı boynumdan..alev alev yanan dudaklarını kulaklarımın arkasından köprücük kemiğime kadar her yerde hissettim..ateş düştüğü yeri yakar derler, ama onun kızgın dudakları benim tenimin üzerinde her sürüdüğünde, sanki vücudum komple alev alıyordu..o tanıdık uyuşma duygusu yine omurgamda dolaştı..küçük tsigalkonun durumuna hiç girmeyeceğim, kendisi alt kattaki diskoda (donumun içi) headbang yapmakla meşgul, böyle eliyle gitar çalma hareketi filan yapan ergenler gibi, kopmuş durumda yeni..ama henüz vokale başlamadı..
kendimi biraz daha aşağı çekip göğüslerinin seviyesine indim, ama yine sırayı onlara vermemiştim, pürüssüz boynuna yaklaştım yeniden..hastasıyım, ellerim oralarda dolaşırken oluşan kasılmaların..nasıl ama, yay gibi geriliyorlar, hani, hissettiğini hissediyorsun..evet, bu kadın senden bir akım alıyor yani..bir enerji akışı mevcut!
nihayet yüzümü göğüslerine yaklaştırıp, alttan ve kenarlardan başlayıp, ta ki açık renkli ve cereninkinden daha küçük ama ceydanınkinden de daha büyük çapa sahip olan göğüs uçlarına kadar, fırçasını rastgele sallayan bir ressam gibi içten ve doğaçlama bir şekilde dilimi, dudaklarımı gezdirmeye başladım..kasılmaları arttı..benim de belimin git-gelleri (yine sürtüyorum evet..henüz)
iki elimi arkasından sırtına doladım, yeterince güç aldığımı hissedince, tutup kaldırdım, kendime doğru çektim ve ayçayı, kucağımda, yüksekçe oturur pozisyona getirdim..kendimi de duvara yaslayıp destek oluşturdum..kucağımda oturur hale gelimce bu kez o gidip gelmeye başladı üzerimde yavaş yavaş..ben hala iki sevimli memişin arasındayım..ellerimse sırtında geziniyor, kuyruk sokumundan başlayıp, taa ense köküne kadar parmak uçlarımla, omurga çukurunu bir aşağı, bir yukarı arşınlıyordum..kadınların çok hoşuna gider bu..aklınızda bulunsun derim..
o ise ellerini yüzümde, omuzlarımın üzerinde gezdirmeye devam ediyor, belki bilerek, belki bilmeden, oldukça ürkek ve beceriksice ama benim fazlasıyla hoşuma giden bir amatörlükle vücudumun çıplak üst kısmını keşfediyor..