1. 12626.
    +12
    Öğlene doğru uyandım..

    Ruh gibiyim.. tuhaf bir durgunluk var üzerimde..

    Savaş öncesinde coşan, bağırıp çağıran, trampet çalan, ama düşmanla yüzleştiğinde derin düşüncelere dalan, belki korkan, hayatı gözlerinin önünden geçen askerler gibiyim…

    Durgun…kafamda, belirsiz, sürekli dönüp duran, asla netleşmeyen ve belirgin olmayan düşünceler var..bir anlamda, hiçbir şey yok gibi yani…boş…dolu, ama boş..

    Duş aldım.. sonra odamda ve evin içinde amaçsız amaçsız dolandım.. yastığı filan düzelttim, tabak çanağın yerini değiştirdim.. perdenin orantısını ayarladım.. duvarlara dokundum..bir gidip, buzdolabının kapağını açıp, amaçsız amaçsız içine bakmadığım kaldı yani…öyle, saatlerce saçmaladım…

    Çıkmak için giyinmeme az bir vakit kala, o saate kadar gözükmeyen ama banyoda, mutfakta yaptığı tıngırtıyı duyduğum tolgaya bir uğradım, odasına girdiğimde, onu da giyinirken görünce kalbim yerinden sıçradı bir an, sonra gırtlağımdan sekip geri düştü kaburgalarımın arasına,

    “aga.. naber..nereye?”

    “iyi yavrum.. günaydın(!) :p cansuyla buluşucaz ya, şimdi sınav zamanı pek görüşemeyiz filan diye, son son bir takılalım dedik”

    “ha..i..iyi etmişsiniz..” dedim soluğumu kontrol etmeye çalışarak..

    “senin kızla takılmıcan mı sen? gerçi siz aynı bölümsünüz, her türlü görüşürsünüz (:”

    “e..yok.. evdeyim ben bugün..” dedim heyecanımı yenmeye çalışarak.. kendi kendime, sanki bataklığın birinde debeleniyor gibiydi konuşmalarım..”

    “hee..iyi o zaman.. akşama görüşürük (: ..iyi misin lan sen?”
    “iyiyim aga” dedim, “nasılsın asker” diye komutana “sağ ol” çeken erler gibi..

    “aferim.. akıllı ol..;)”

    Zorlukla kendimi odama attım.. kalbimin gümbürdemesinin susması için bir iki dakika daha gerekti..

    Yok.. tabi ki bir tesadüftü bu…tabi ki tolga değil, olamaz…kimse bu kadar soğukkanlı değildir…mümkün değil tsigalko…salaklaşma..

    Biraz sonra, ben de giyindim..

    Saat buçuğa geliyor.. anca varırım..

    Sakin olmalıyım..

    Sakin..
    ···
   tümünü göster