-
51.
+89yemeğimizi bitirdik zütümü kaldıracak halim kalmamış resmen kıpırdayamıyorum bilincimi kaybetmiş vaziyetteyim yani, o derece zorladım kendimi paşa gelse nasısın evladım dese;
ağzımda kürdanla iyidir be ne olsun işte falan takılıcam yani öyle gevşedim.
velasıl dağıldık odalara, jöh komutanı üsteğmen geldi ardından, çaylar söylendi, radyo açıldı falan muhabbet ediyoruz.
sonra sabah bana bağıran üsteğmen ibrahim geldi falan, bir tedirgin oldum ama çok kafa adam.
dedim komutanım hayırdır geldiniz buraya kadar. dedi bilmiyorum valla sebebini zütünüz tutuşunca çağırıyosunuz geliyoruz bizde ondan geldik falan dedi,
gülüşüyoruz jöh üsteğmen dedi bu iş hiç hayra alamet değil, yarın da kayseri indirme burada olacakmış, polis özel harekatta tankçı birliğine alındı, satlar bile gelicekmiş falan dedi.
vay amk dedim nooluyo kerkükemi gidecez yani ne bu toplanma olayı.
üsteğmen ibrahim dedi hemen k.ırak a girecez o zaman dedi.
vay anasını sınır ötesi bir heyecanlandım varya anlatamam sizlere böyle mutluluk heyecan falan bir arada.
belli oldu zaten sıcak suyun böyle güzel yemeğin paşananın gelmesinin sebepleri. -
52.
+91 -2neyse beyler, volkmen dinleye dinleye gidiyoruz. yağmurda bana kaset aldı. selanikliyiz aga rumeliliyiz hastasıyım oranın şarkılarına. gitmiş bana o yörenin şarkılarından oluşan bir kaset yaptırmış, içinde manalı şarkılar var.
göremedim aylar oldu gözlerim hep ağlar oldu, aramızda koca dağlar manimiz oldu,
istemişsin dağlar aşam sana ulaşam, alam seni yarim yapam de bana paşam,
pelistere çıkmadan vardara atlayamadım, döndüm durdum yar yolunda sana doymadım,
turnaları göğe saldım sana yolladım,
şarkıda bu beyler,
http://www.youtube.com/watch?v=nAB3VNSlmtM
geri sarıp sarıp dinliyorum, yol zifiri karanlık, altımızdan şeritleri bir bir akıyo uzaklaşıyosun sevdiğinden yani, ağlasan mı ağlamasan mı gururlu mu olsan olmasan mı, nası bir yere gidiyosun falan, olum garip bir duygu işte ne biliyim.
şu şarkıyı dinleye durun beyler ben bir kahve yapıp geliyim bir de sigara yakayım birazdan devam ediyoruz. şarkı sözleri on numaradır kardeşler sözleri iyi kesin.
Bir yiğide bir sözüm var,Nasıl deyem ben turnalar
Güremedim aylar oldi, Güzlerim hep aglar oldi
Aramızda koca daglar, Manimiz oldi
Üremedim saclarimi, Belimi buldi
Pelister’e çıkamadım, Vardar’a atlayamadım
Dündum durdum yar yolunda,Sana doymadım
Turnalari güğe saldim,Sana yolladim
Bir güzele bir sözüm var,Nasıl deyem ben turnalar
Saçlarının tellerinden,ince beline dolaşam
istey misın daglar aşam,Sana ulaşam
Alam seni yarim yapam,De bana paşam
Pelister’e çıkamadım,Vardar’a atlayamadım
Dündum durdum yar yolunda,Sana doymadım
Turnalari güğe saldim,Sana yolladim
buda sözleri beyler. -
53.
+88hemen indik araçlardan, takımı kamyonların yanına dizdim, uzmanı orada bırakıp tüm tim komutanları teğmen asteğmen üsteğmen en öne doğru koşuşturmaya başladık.
kurmay binbaşı, ve yüzbaşılar var, en önde ki jiple gidiyorlar. bilgiyi verdi.
''buradan itibaren ip düzeninde ilerliyoruz, yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşten sonra patika yoldan tepelere çıkacağız, hakkari üzerinden gelen bir grup şırnak bölgesine girmiş bu yoldan gelecekler, bizim intikal noktamıza gidip mevzi alacağız, tek çıt dahi istemiyorum, hepiniz askerlerinizden sorumlusunuz, düzene dikkat edin,
hepimiz timlerin başına geçtik, 300 yakın askeri tim tim gruplar halinde sıralandık, biz sanıyorum 7.sıradaydık. fakat araziye gelene kadar yani patika yoluna gelene kadar toprak yolun her iki tarafına geçerek kenarlardan yürümeye başladık,
derinden takır takır sesler gelmeye devam ediyor.
20 dakikada patikaya ulaşacaktık, ne 20 dakikası amk 1 buçuk saatte geldik. ve ip düzenini aldık, her timin arasında 10 metre, her askerin arasın 6 7 metre olmak üzere, ilerlemeye başladık.
benim timimde en önümde iki gözcü, arkasında ben benim arkamda askerlerim ve en arkada uzmanımı koydum. uzmanı arkamıza koymamamın sebebi askeri görsün çıktığımız yolda yer yer 10 20 metrelik kayalık şeklinde çanaklar var. biri düşer göremeyiz.
ay ortalıkta yok. şöle düşünün önününde ki kiş i 6 7 metre önünüzde görmeniz zor. -
54.
+89 -1beyler askerleri aldık komutanları geldi, gidin tam teçhizat hazır olun, 5 dakika içerisinde buraya gelin. tam teçhizat hazırız beyler,
yaralı çocuklar bir geldi. anlatamam görüntüyü, çocuklar şehit olmuşlar yani, bunlar nasıl kurtulacak aklım almıyor.
3 tane asker, bir tanesinin ağzıni yararak geçip gitmiş mermi cansız gibi yatıyo surat kan içinde, diğerini yüz üstü koymuşlar, ensesinden girmiş mermi paralel bir şekilde, omuriliği zütürmüş çok belli, bir tanesi sırtına 3 mermi almış, hemen aldık çocukları, gece saat 8 falan, 4 araç halinde gidiyoruz önde zırhlı araç makine haznesi var, biz arkada, ikisini arka arac aldık çocukları biri benim araçta önümde ağzı mermiyle yarılmış olan, ulan kitlendim resmen buz kestim resmen, hayatımda kedi ölüsüne bakamam ben araba çarpmış hayvan görünce midem bulanır, önümde gencecik çocuki kan içinde yüzü hırıltı sesleri geliyo, soğuktan nefes alıp verişinde buhhar çıkıyo ama ağzından değil yanak kısmında ağız burun paramparça,
uzmanım bir dürttü beni asteğmenim kendinize gelin öyle bi toparladım kendimi, yolda gidiyoruz, bir yandan da aklıma pusu olabilir mi lan yolda acaba diye geçiyo, gerçi pusu falan nerde olucak cizre yolunda amk, 300 metrede bir kontrol noktası var tabii yeniyiz daha. -
55.
+90 -2günler böyle geçiyo beyler, 2 3 gün geçti bu arada çatışma haberleri falan geliyo devamlı, yol kesme olayları falan, bizde bekliyoruz gideceğimiz zamanı, telefon açıcam gene, direk yağmuru aradım. korkuyorum bi yandan açmazsa falan diye, neyse ki hemen açtı,
dedim nerdesin aradım açmadın, duymamış evde değilmiş annesiyle babanesi vardı bunun büyük babanesi, ona gitmişler, o kadar zaman beklemiş aramamı aramayınca gitmek zorunda kalmış.
tabi öle anlatıyo asıl olay hastalığı ilerlemiş bir hayli fenalaşıyo hastanede geçiriyor iki günü.
nasısın iyimisin faslı, sen nasısın dedi dedim iyiyim merak etme sen beni dikkat et kendine falan ama sesi bi kötü geliyo ki sorma.
hastamısın dedim askm neyin var üşüttün mü, üşüttüm dedi öğrencilerim çok yoruyolar beni dedi, dedim onları kafasını kırıcam gelince merak etme sen dedim.
ne zaman geliceksin?
dedi beyler.
çok sade bir soru ama tam kalbimden vurdu. böle muhtaç bi sesle, ne zaman geliceksin?
ulan elimde olsa o an atalarım skorskye giderim öle dokundu. askm gelicem sen yeterki iyi ol.
tamam ama hemen gelsen keşke dedi. yağmur gelicem biliyosun gelicem sen bekle beni, ben buradayım hep zaten bi yere gidemem diyo, içimden diyorum nereye gidiceksin zaten ki.
garip konuşuyo beyler yani normal bi konuşma tarzı değil,
sıkıntın varmı bi sorun varmı diyorum yok diyo öğrencilerim çok yoruyo beni diyo. o kadar.
uzmanım aniden daldı odaya kapatıyorum falan dedim alelacele, dur biraz daha konuşalım lütfen falan demeden arıcam seni dedim kapattım.
uzamanım da ''asteğmenim yaralı var getiriyolar helikopterle'' dedi fırladık hemen. yaralıyı alıcaz koruma konvoyu şeklinde cizreye devlet hastanesine zütürücez. dedim helikopter niye zütürmüyo acil bölgeye timleri sevk edicekmiş. abi kalbim güm güm atmaya başladı bir anda. -
56.
+88 -1kendime gelmem epeyce uzun sürdü, biraz kendime geldiğimde, sigara uzattı devrem (ama benim paketimden uzatıyo hala pekekent sonradan farkettim:))
üsteğmen, ne oldu oğlum ne bu hal, anlat bakıyım, sanki biraz önce zırıl zırıl bebek gibi ağlayan ben değişmişim gibi, erkekliğe tak sürdürmicez ya, komutanım yok bişe,
kafamı gibiyim yani sıyırmışım iyice.
üsteğmen çok net bir şekilde, ikiletme lafımı lan anlat!! diye bağırdı,
anlattım durumu, tek tek bir bir en başından, devrem ben sana en başından demiştim falan diyip duruyo.
ben komutana dikkat kesilmişim,
''yani kız haklı, ama ne biliyim sende haklı gibisin, de kafama bişey takıldı son cümlesinden dolayı, bir sıkıntısı mı var?''
anaaaa o hiç aklıma gelmemişti lan. ''yok komuta, yani bilmiyorum ki komutanım''
''belki bi sıkıntısı vardır oğlum, senin yalanında ortaya çıkınca fevri davranmıştır sıkma canını ya arar gene o''
''aramaz komutanım''
''lan niye aramasın?''
''aramaz komutanım, tanıyorum, aramıyo yani öyle teli kapatırsa yüzüme, gene aramaz''
''lan şırnaktasın arar niye aramasın manyak''
''rizeli komutanım laz aramaz inattır biraz''
''vay amk kötü zaman'' (şimdi güldüm bak bunu hatırladığımda)
''sen ara oğlum''
''açmaz komutanım''
''lan nerden anlıcak ara sen çıkar tele konuşursun, özellikle hiç bir tele çıkmaz komutanımi annesi çıkar oda gelmez tele''
''hayda karı milletine bak, eşkiyadan bu kadar çekmiyo bu çocuklar''
''ne yapıcam komutanım''
''ne yapıcaaan ne yapıcaaan, mektup yaz lan''
''mektubbu'' (kafada ampul yanar:) ) -
57.
+87yarım saat önce ki o ölüm sessizliğinde köy oldumu sana panayır yeri, askerde rahatladı tabi gerginlik falan kalmadı çocuk sesleri kadınlar falanda çıktı, ama hacı bir bu adam var köyde iki üç tanede yaşlı amca başka erkek yok. belli tabi nerede oldukları.
sorsan çalışmaya gitti.
çocuklar abi dünyanın en saf en temiz yaratıkları kimin çocukları olursa olsun.
verdik çikolataları hak geçmesin diye sıraya dizdik bunları tek tek verdik o kıza bir tane daha verdim, allahtan elimizde 4 5 tane daha kaldı çikolata askere verdim bende geri kalanları.
içimizi huzur kapladı. çocuk işte nerede olsa güzelleştiriyor orayı. ister istanbulda ister şırnakta rohani köyünde anasını satayım.
en çok merak ettiklerim arasında o kızda var şimdi, kim bilir ne oldu ne yapıyo şu anda, dağdamı birinin kumasımı inş güzel bir geleceği olmuştur. -
58.
+88 -1benim odluğum araçta yüzbaşımız var, önde biz arkada 6 kişi bir de yaralı çocuk, yüzbaşının telsizi cayır cayır ötüyo, hışırtı sesleri arasında, intikal esnasında, bir grup teröristle karşı karşıya gelmişler, ilk onlar farkediyo bizimkileri, bu üç çocukta ilk ateşte yaralanıyo zaten.
bir yadan kulağım yüzbaşının telsizine takıldı, devamlı tepeye kayalık bölgeye doğru darbeli atışlar çocuklar darbeli atışlar aferin bu şekilde bravo, ses kesiliyo, komutanım , sağ taraftan saramayız dik yamaçlar mevcut diyo yüzbaşıda da dinliyo bende,
yüzbaşı görerek aykut görerek oğlum görerek, askeri aşağıya çek 100 metre civarına top atışı için senden haber bekliyorum,
bildiğiniz çatışma esnaında konuşmaları dinliyorum,
hızla yolda devame ediyoruz bu arada,
aykut heralde takım komutanı, teğmen ya da üsteğmen, ismiyle hitap ediyo telsizde ki binbaşı çünkü,
oğlum, başka yaralı varmı zaiyat varmı aykut, aykuttan ses kesildi bi ara, sonra verdi anosnu başlayın komutanım yeterli aralık oluşturduk diye sanırım top ateşi yapacaklardı,
abi o esnada yaralı çocuk kendine geldi verdikleri ilacın etkisi geçti bir çıklık atıyo varya, dili yok çocuğun sanırsın kurban gırtlaklıyosun yerimde zıpladım boşluğuma denk geldi uzmanım üzerine bindirdi olum sakin ol iyisin hastaneye gidiyoruz, belli çocuğun yüzü yanıyo, yüzbaşı sesi kapadı, uzamanım üzerinde bastırıyo çocuğu, muhtemelen ayak ta kırıklarda vardı düşmüş vurulduktan sonra,
yüzbaşı bana döndü yardım etsene lan uzmana bin üzerine tut çocuğu bende abandım çocuğun üzerine haraket etmesin diye,
o 1 saatlik yol varya bitmedi beyler bitmedi gözümün önünde hayla. -
59.
+87 -1arkadaşlar ben gaziantep ve diğer yerler derken, gaziantep ve onun gibi diğer rahat yerler dedim. gaziantep zaten ohal bölgesi dışında.
ulan günüzmüde bile polis asker şark görevine giderken antep doğuda olmasına rağmen şarktan sayılmıyo. yanlış anlaşılmışsam affola. hızlı yazmaya çalışıyorum böle hatalar yaptıkca uyarın düzeltiyim. -
60.
+87 -1hemen yapıştım eline, tuttuğum gibi kadıköy sahile, boğaz dedin mi akan sular dururdu ikimiz içinde.
ikimizde de yüzümüzdeki gülümseme ekgib olmuyo, yüz felçi gibiyiz amk, devamlı sırıtıyoruz *
sorgu sualler akabininde başladı tabi, napıyosun nası geçiyo nası oralar nası buralar, zayıflamışsın sende zayıflamışsın saçların çok kısa olmuş dedi bende dedim seninde saçların çok kısa olmuş niye kestirdin güzelim saçlarını falan.
hemen tipik kız cevabı beyenmedin mi yoksa dedi tabi bizde aynen kıvırmaca yok olurmu neden beyenmiyim merak ettim falan, ki hakikaten çok tatlı durmuştu orası ayrı.
dedim yağmurum zayıflamışsın bana benzemişsin, sende mi eğitimdeydin burda dedik gülüştük falan işte dedi sen nasılsan bende öyleyim askm falan dedi,
(meğerse beyler zayıflık ilaçların verdiği etki iştah kapatıyo kısa saçlarıda saçları dökülmeye başlamış kısa kestirmiş oda yemin ediyorum aklımın ucundan bile geçmiyodu o sıra)
çayların biri bitiyo biri geliyo, bende yakıyorum sigaraları arka arkaya 6.cıya geçtim sanırım onun karşısında aldı elimden kaptı, dedi hani 5 taneydi yalan mı söylüyosun orada içiyosun dimi falan yalandan şımarık triplerde. desem ki askm içemiyorum orada zaten içiyim bitane daha tmm askm iç dicek ama dedim ya aksi bişey yapmak istemem asla tamam dedim unuttum.
içme askm dedi kanser olursun bak dedi, yok bitanem merak etme dedim bende. -
61.
+854 5 gün geçti beyler. emir geldi üsteğmen göksel, dedi intikale çıkıyoruz. nereye komutanım, şu şu rakımlı tepeye ardından şuraya şuraya eyi dedik. akşam 11 de hazır olun dediler. uzmanıma söyledim timi hazırlmasını, devremle odamızda muhabbet ediyoruz.
bir sıkıntılı bu ama. dedim neyin var birader. böle böle anlattı. 2 gündür arıyomuş kız arkadaşını açmıyomuş. dedim kimse yok mu evde. var dedi anası babası abisi, dedim belki bi yere gitmişlerdir. sıkma canını falan. ulan normalde olsa, bu kadar takmazsın yani. orada en ufak olay seni gerdikçe geriyo büyüttükçe büyütüyosun. dedim olm akşama intikal var yapma böyle topla kendini bi yandan da sigara içiyoruz ama böyle bi içme yok birini söndürüp diğerini yakıyoruz napıcan olm içilmiyo intikalde. -
62.
+85hemen kıvırdım beyler. dedim işte önce diyarbakırda toplanıyosun askm, oradan herkesin dağıtımı yapılıyo falan dedim, o yüzden kendin gitmen sakıncalı olabilir falan dedim, yavrum zaten mevzuya hakim değil öyle ucuz atlattık,
askm dedim bak benim daha 15 16 saatlik daha yolum var sen yat uyu ben seni varınca arıcam zaten. tam yılbaşı tatiline geliyodu beyler. yarın evdesin zaten arıcam dedim. lütfen yat beni üzme dedim. bende uyucam zaten otobüste dedim (gene yalan amk, asla yolda giderken uyuyamam)
neye kapattık teli zor bela attım kendimi otobüse yola devam ediyoruz.
devremle muhabbete başladık oda konuşmuş kızla nişanlanmışlardı onlar zaten, kıza tembig etmiş arıcam seni teli yanına al diye.
gene yola devam ettik.
ardından kırıkkale, aksaray, adana, antep derken öğleden sonra 2 buçuk gibi girdim diyarbakır otogara. asker olduğumuz 1 km öteden belli zaten amk. şebek gibi kaldık ortada. otobüste ki diğer erat hemen dağıldı topluca ktm ye gitti. ben hemen tele sarıldım, aradım askm geldik diyarbakıra merak etme, sen napıyosun falan, dikkat et kendine bilmemne, kapattım deli, devrem geldi yaktım sigarayı.
dedi oğlum serbets olduğumuz son zamanlar gel bi kahvaltı yapalım biraz gezelim. tmm dedim bende bi kahvaltı yaptık birazda gezdik.
yemin ediyorum hayran kaldım diyarbakıra kalesi bilmemne harbi on numara şehir. ardından ktm nin yolunu tuttuk. -
63.
+87 -2yola devam ediyoruz. ilk intikalim. heyecanlıyım. aklıma devrem geldi, tam olarak önümde mi arkamda mı bilemiyorum. yanımda olmasını istedim.
hani beyler okulda bir tura pikniğe müze gezisine gidersiniz ya. o kalabalık içinde en yakın arkadaşınızın yanında olmasını istersiniz
yada okulda lisede müdürünüz okula gelen sakalı olan saçı uzun olan ceketi olmayan öğrenciyi pzt sabahı kenara çeker ve bir arkadaşınız varya yanınızda geyik yaparsını durum ne kadar ciddi olursa olsun. aynı o kafadayım yanımda olsun.
tek çık çıkmıyo beyler. tepe de ay yok. tepede ay olmadığı zaman bilki her an her an bişeyler gelebilir başın.a
yürüyosun düşünüyosun yürüyosun düşünüyosun. mayın çıkar mı? önümde ki mayına basar mı? saldırı yermiyiz? yersek nereden yeriz? saldırı anında nereye mevzi alayım? (etrafta mevzi ararsın panpa bkarsın arasın sanki baskın yiyecekmiş gibi bu ne demektir bilyomusun)
önümde ki vurulursa şöle tutarım diye düşünüyosun. ve devamlı yürüyosun. 4 buçuk saat yürüyüş arkadaşlar ve kafanızda ki en dik yokuşu düşünün. en hafif 25 kilo sırt çantanız. aga sigara krizim geldi. içemiyorum.
devam yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş yürüyüş. tek bir konuşma yok.
derinden sesler takır takır takır takır... takır... takır takır takır takır takır... takır takır takır...
aklıma yağmur geliyo, saatime bakıyorum saat 12 ye yaklaşıyo. annem geliyo aklıma, yağmur geliyo o sıcak bir cafede nargile keyfimiz geliyo. gs maçlarını izlememiz geliyo nargile içerken, futboldan anlamamadığı için nooldu askm nooldu. sonra askım bana bak azıcım diyip yanaklarımdan o sıcak elleriyle yüzümü yüzüne cevirmeye çalışması geliyo. dışarısı buz -1000 öyle hissediyosun. o ellerini düşünüyosun için ısınıyo. sonra..
gene o sesler unutturuyo. takır takır takır takır... takır takır... takır takır takır...
ve bitmek bilmeyen yürüyüş . -
64.
+84neyse beyler vardık ktm amk o ne öle, bütün ordu burda amk böyle bir yer yok. içerisi panayır gibi amk. millet birliğine gitmek için sıra bekliyo. şimdide bilenler bilir ktm ölüm anasını satayım. uzmanın biri erat dizmiş yarım yarım yardırarak bağıra bağıra anlatıyo, bizde geldik bu bizi gördü bağırmalar çağırmalar geçin bilmemne. biz tabi buna yavaş yavaş yürümeye başlayınca bu çakozladı mevzuyu sanırım, sustu dedim uzmanım böyle böyle tanıttık kendimizi, napıcaz ne edicez, anlattı izah etti durumu bizi başka bir yere aldı. içerisi aztek kaynıyo amk, ama hepimiz amele gibiyiz ne yapacağımızı bilmiyoruz, anons gelicek şu birliğe gidenler gelsin falan diye toplanıp gidecez.
bende diyorum heralde bi kaç saat sonra gideriz. saat 5 falan hava da kararmış amk. neyse gelen giden yok. bi çocuk vardı adam mühendis, dedim birader ne zaman gelir bu konvoy, dedi yarın gelirse şanslısın.
dedim ne diyosun amk kaç gün beklicez burada, beyler şoka gelin, dört gündür buradayım kardeşim öyle söyliyim sana. amk kafayı yememek elde değil.
sonra çözdük olayı sorduk uzman bi arkadaşa.
işte özellikle 1993 yılında 33 askeri kurşuna dizdi bu pekekentler birliğine giden silahsız askeri o yüzden çok dikkat ediyolarmış bu konuda.
neyse aga bekliyecez ara ara geliyolar alıp zütüroylar bır kısmını, kimi konvoyla gidiyo kimi şans eseri gideceği birimden gelenler alıp zütürüyo falan.
2 gün geçti aga uzman geldi asteğmenin bugün gelecek çakırsöğütten onunla gidersiniz dedim gitmezmiyim.
neyse an be an haber alıyoruz. yılbaşınıda ktm de geçirmek ayrı bi zevk amk. yılbaşının 1. günü 1 ocak 1995 askerliğin başladığı gündür beyler.
bizi zütürecek birim gelmiş şehire, biz hazırlandık bekliyoruz. amk bir haber geldi, beton gibi çoktü üzerimize. bu muallakler bi köy vardı h ile başlıyodu orayı basmışlar 9 kişiyi öldürmüşler.
haydiiii, bütün dağıtımlar iptal. -
65.
+85 -1beyler yarın iş var. mali müşavir olan yada muhasebeyle ilgilenen varsa bilir kdv haftasına giriyoruz yatayım artık sigaramda bitti 2 paketi devirdik, yarın devam edeceğim. hem biraz kötü oldum ara verelim.
-
66.
+83sonunda çok şükür vardık çakırsöğüte, indik otobüsten, etraf bildiğin ufak kasaba gibi, nizamiyeye geldik, hemen bir astsubay karşıladı bizi. gittik üstümüzü başımızı değiştirdik, yeşilleri geçirdik üzerimize, botlar tabii ki biraz büyük geldi, taktık omuzlara tek çizikleri,
gittik takımlarımıza, 14 kişilik bir takım, takım komutanı bendeniz, bir uzmanın var, çavuşumuz, iki tane avcı eri, iki makinalı tüfek nişancısı, ve yardımcıları keskin nişancı falan.
bölükte muharebe kısmında yer alıyoruz.
uzmanım allahı var adam asker olarak doğmuş adam. askerlerle tanıştık, sonra komutanlara gerekli bilgiler verildi falan derken artık başlamıştık göreve hayırlı uğurlu olsun.
uzmanıma sordum dedim telefon acayım aileme falan yeri gösterdi, aradım bende bizimkileri. -
67.
+84 -1çaylarımızda geldi, arkasından sigaralarımızıda yaktık. kırşehirli bir öğretmen ailenin tek çocuğu. aslan gibi. benden 5 6 yaş büyük ama 3 yıldır burada.
dolayısıyla sanki 40 a merdiven dayamış gibi, yüzünde ki çizikler. olgun bir aile babası.
zaten oraya giden çocuklar 18 yaşında olsada 25 yaşında da, 2 ay içerisinde olgun birer adama dönüşmekte. 40 a yaklaşmış gibi. yolu yarılamış gibi.
konuştuk, anlattı, gönüllü olarak geldiğini söyledi. gitmeye niyeti yokmuş. bazen bayramlarda gidermiş kırşehire. e o anlattıkça insan merak ediyo. yavaş yavaş gülüşmeler başlayınca, çayların biri bitip biri doldukça, sigaraların biri sönüp biri yandıkça, (devamlı benim paketten içiyodu. ardından bunu gören devremde dadanınca sadece komutan ve benim uzanabileceğim yere koydum paketimi:) ) özel konulara girmek istiyor insan.
orada konuşulacak şeyler çok kısıtlıdır. bu tip anlar insanın içini ısıtır.
sorduk, ''e komutanım evlenmeye niyetiniz yok galiba?'', ''kim alır olum beni'' dedi ve gereken cevabı aldık. bir an durdum. düşündüm beyler. hakikaten kim alır lan beni o halde. şu tipe bak amk. sıfatını gibtiğim. saç baş dağılmış, hafiften pgiboloji gitmiş.
kim alır lan. kokuyosun, dişler içilen sigaradan çaydan ve dış fırçalamaya vakit bulamamaktan sapsarı. her topalın bir kör alıcısı vardır diye bir laf varya. körü getir, kokudan almaz oda. -
68.
+84 -1cizre ktm de bir gece geçiricez, ulan leş gibi olmuşuz zaten, telefonda açamıyoruz kaç gündür, tek isteğim biran önce gideyim telefon açayım bi sesimi duyurayım bu yani. zaten üzerimizde garip bir ağırlık çökmüş durumda, alışık değilsin panpa, ısparta tamam eyw ne kadar ıspartada eğitimin kralını alrısan al farklı yani çok belli ediyo kendini,
çok soğuktu beyler, felaket bir soğuk, tezahür edemezsiniz yani, böyle bir soğuk yok, 50 60 tane asteğmen züt züte verdik ısınıyoruz yani, kaliriferler arada bir yanmaya niyetlensede ayıp olur diyor heralde ki buz kesiyo anasını satayım.
uyuyayum diyosun yalandan bir yarım saatlik uykular falan, bir an önce birliğime katılayım diye can atıyosun amk.
ulan sakallar uzamış hafiften yarın birliğe gidicez sular buz gibi diyarbakırda zaten sıra var, traş olamadık, benim devrede hafiften kıllıydı 4 5 günde mağara addıbına döndü, çıkalım dedik traş olalım falan, anasını gibiyim suları kesmişler. belli bir saatten sonra kesiyolarmış nedendir bilinmez.
bi astsubay bulalım derdimizi anlatalım dedik, en azından kantinden bir su alalım onunla traş olalım dedik, astsubay ararken yüzbaşıya denk geldik, ama yüzbaşıda bir ses tonu var altına sıçıyosun adamla konuşurken.
ne var oğlum dedi ne geziniyosun burada, tanıttık kendimizi, dedik komutanım böyle böyle, olamadık, kantinden su alalım traş olalım yarın birliğe gidicez ilk intiba önemli sıkıntı çıkmasın falan, böyle konuşunca adam astsubayı çağırdı sağolsun anlattı durumu, astsubay aldı bizi, dedi kantin burası alabiliyosanız alın.
kapıdan bir girdim içeride 1000 kişi var amk. uyumaya çalışıyo. -
69.
+83http://www.youtube.com/watch?v=YVg09kIXV1MTümünü Göster
ben tamamen kan kaybından bilincimi kaybettim, o kadar taktan bir çukura düşmüşüm ki, sabaha karşı beytüşşebap uzungeçitte gelen tim bunların arkalarından geldiği için saldırıyı kesip kaçmışlar 8 tane leş bırakmışlar,
benim timi çekmişler, benim uzman 2 şehidimiz var demiş, erdinç ve beni söylemiş,
beni oradan o çukurdan inip alamadılar, ve bu şehit olduğum haberi tugaya verilmiş,
haber gittikten sonra benim ölmediği yaralı olduğunu anladılar, benim timi çoktan tugaya zütürmüşler, şehit durmaz çünkü orada, erdinç i ve timi çekmişler oradan. üzerimize bütün cephanelerini göndermişler. bir ara sırt üstü döndüğümü kelime-i şaadet getirdiğimi hatırlıyorum öleceğimiz ve yağmurunda öldüğünü düşünmüştüm huzurlu gidiyordum. ama mukatterad işte. ölemedik,
o gece de yağmur çok ağırlaşmış, çok kötü olmuş iki üç kere acil müdahale etmişler, artık kesin ölecek diyorlar, bir ara kendine gelmiş ne alakaysa sapancaya gitmek istemiş,
hiç gitmemişti oraya. bahsi bile geçmemişti,
o sırada haberlerden geçmeye başlıyor şırnakta şehitlerimiz var bir çok yerde çatışma çıkmıştı o gece 8 9 şehit vardı. isim vermemişler,
annem huylanmış yağmurda duymuş yalvarmış son isteğim falan demiş arayın orayı.
aramışlar bizim tugayı bir kaç seferde düşürmüşler,
bütün aileler arıyor çünkü,
telsizde kim varsa beddua etmek istemiyorum ama, anneme şunu diyor barış asteğmenin timi döndü iki şehitleri var bir şehidi getirdiler, ama barış asteğmen dönmedi,
olacağı varmış, diyeceği varmış demek ki.
annem çığlık çığlığa bağırıp feryat figan yığılmış odanın ortasında yağmurun gözlerinin önünde.
tabi konuyu tam bilmediği için yağmur annesi şehid olduğumu sandılar. gerçi ben o gece şehit olmam lazımdı. olmalıydım.
yağmurun zaten bitmek üzere olan vücudu anında iflas ediyor o görüntü karşısında. o gece yağmurum vefat etti.
beni aldılar, 2 gün sonra yaşadığımı öğreniyorlar. ben diyabakıra getirildim, bir helikopterle giderken hatırlıyorum bir sedyede giderken yüzüme çarpan hastane koridorunun tavan florasanlarını.
bir ara kendime geldim, yağmurla yavuz abi camın dışından bana bakıyorlardı. bu anı hiç unutmuyorum. yüzleri donuktu. mimik yok. bana bakıyorlardı. hayal meyal erdinçle konuştuğumu hatırlıyorum. yağmur canım dışında hep oradaydı.
dedim ben yağmur öldü galiba.
10 gün hastanede kaldım, iç kanama şüphesi olmuş düşünce ayağım çok kötü olunca acıdan duramam diye devamlı uyutuluyorum. hep yağmur yanımda ama hep.
dedim öldü yağmurum. ölmek için can attım can. ölmek istedim. ölemedik, kenan komutan varya videosu. onun sonu bana çok acı gelir. diyor ki ''o öldü bu öldü biz hala yaşıyoruz''.
kendimi düşünürüm hep.
ben ölemedim,
yağmur öldü,
yavuz abim öldü,
ibrahim komutanım öldü,
sezai onbaşı öldü,
erdinç öldü,
ben ölemedim.
diyarbakırdan bir daha dönmedim şırnak a.
eve gönderdiler,
3 ay odamdan dışarı çıkmadın, annemle konuşmadım, kimseyle konuşmadım,
intihar etmeyi düşündüm, ama yağmur bana mektup bırakmış annem ve kardeşim sana emanet. küfür bile ettim yağmura ölemiyorum çünkü.
bir sabah balkonda uyandım, akşam kendimde olmadan balkona gidip yatmışım, helikopter sesi her geldiğinde kafamı duvarlara vurdum.
rüyalarımda hep yağmuru gördüm, o yüzden uyanmak istemedim.
3 ay sonra bahadır geldi. beni aldı dışarı çıktık, biraz konuştum, çiğdem geldi yağmurun arkadaşı dershaneden onunla konuştum. bahadırla beni babam tatile zütürdü, öğlen uyurken odanın sehpasında olan çakmağa güneş yansıdığı için patladı ben kendimi oradan oraya atıp bağırırken buldum,
yağmur her gece rüyama girdi, erdinç girdi, yavuz abi girdi,
hep yüksek tepelerde kalmak istedim, yere inmek istemedim,
kalabalık yerlerden kaçtım, sokaklarda duvar dibinden yürüdüm,
yağmur hep kulağıma bişeyler söylüyordu.
ölemedik işte amk.
sonra çiğdemle bahadır birlikte olmaya başladılar evlendiler,
beni yağmurun annesi kendime getirdi. direndim, yağmuru her gece rüyamda gördüm uzun yıllar.
öle taktan bir hayatım vardı. çok tembeldim başlarda. bişey yapmak istemiyordum. istanbuldan gitmeyi düşündüm. geri dönmeyi şırnak a.
dönemedim, ölemedim. öle yaşadım.
o gece gerçekten benim timim iki şehit verdi, biri erdinç asteğmenim komutanım derdi, biri yağmurum oda asteğmen efendi derdi.
o gece iki canımı şehit ettiler. benimda ölmem lazımdı ama ölemedim, azrail bir yanlışlık yapmıştı o akşam.
hepsi bu.
http://www.youtube.com/watch?v=x6K-Wg_thOM
dinlediğiniz için eyvallah beyler, sağolun. -
70.
+83takribi 40 45 dakika sonra komutanlar geldi, herkesi araçlara doldurdu çıktık yola, inanılmaz bir sessizlik hakim askerlerimde, uzmanımda techizatı kontrol ediyo, şarjörler el bombaları falan, askerime bakıyorum en ufak bir tedirginlik yok, belli bir bölgeye gidiyoruz ancak henüz tam olarak nereye ne yapmaya gittiğimizi söylememişler, sadece araç önümüzde ki aracı takip ediyor.
dışarısı buz gibi, ben aracın en sonuna oturdum dışarıya bakıyorum, arkadan gelen aracın farları gözümü alıyor sadece. ve kulağıma dışarıdan ses duymaya çalışıyorum ne olup bitiyo gelen ses kamyon motorunun seni, llerken kamyonun vidalarından gelen sesler, üzerimizde ki techizatın çıkarttığı ses ve bol bol öksürük burun çekme. sakin bir şekilde yol alıyoruz,
fakat daha sonra kamyon titremeye başladı belli ki asfalttan çıkılmış toprak bir yola girilmiş, bu seslere kamyon tekerleğinin sesleride eklendi,
başıma öne eydim elimi silahımın namlu ağzına koydum ve kafamı yasladım, uzmanım kulağıma eğilip ''asteğmenim dik durun lütfen'' kafamı bir kaldırdım beyler askerlerimin bağzıları yarım göz ucuyla bana bakıyo. sonra farkettim ki ''komutansın aga dik duracaksın yorgunluk baş ağrısı yok.''
sonra arka aracın gözümü alan farı söndü, bütün farları söndürdüler, dışarısını az biraz görmeye başladım, hiç bir arası yok dağ etekleri gözküyor sadece,
biraz daha ilerledikten sonra durduk, ve dışarıdan sesler gelmeye başladı, ama çok derinden gelen takır takı gelen silah sesleri, çok derinden gelen havan sesleri.
-
gendime hamburger yaptım
-
allah canımı alsa da zalina nın
-
ccc rammstein ccc günaydın diler 08 01 2026
-
olm karşı cinsten hoşlanmak musallat değil
-
2 gün botunu çıkarmamış asker ayağı koklayın
-
kimse instagram kullanmıyor artık
-
kızlarda bu inat bizde 31 sevdası varken
-
konstantcan dübüretapan
-
zina pırlanta
-
gran torni 1 saate 21 çugu
-
48 yasindayim 9 cocugum var
-
bız zaten çaylak dogduk yeğen
-
millet ne gurursuz lan
-
biz allaha güvendik ettik yazdığı kadere bak
-
gotcapsivarmi neden washingtonı seçtin
-
bir kızın evlenmeden önce max 2 sevgili
-
2 biraya sende unutulursun irem
-
kemal kılıçdaroğlu hataya veda etti
-
dünyada kendimi rahat hissettiğim tek mekan
-
o zaman allahı da biri yaratmıştır
-
sende yerine getirilmemiş
-
türkiyede iç çamaşırıyla koşu kültürü yok
-
sistem mat ddosu bıraksın diye
-
asla anneme penisimi traşlatmam
-
kutsalsuku senin nasıl bir hayatın var lan
-
hayattan zevk almıyorum herşey tak gibi
-
günaydın kıymetli sözlük
-
bakircan senin cehenneme gitmen lazım
-
karım annemden üstündür
-
cehenemden cıkamıcak ınsanlar
-
inci sözlük hayıydıy gaydeş videolarına gülenler
-
gran torni çalıştığın hastanenin
-
kent slim gray long
-
ben evli olsam bile
-
bakırcan anan genc mi dost
-
kitap okumak asosyal insana ters
-
gerçek fitness saatleri
-
aleyna tilki sevenler derneği
-
beyler cumartesi günü geneleve gitmeyi
-
sözlüğün ilk çaylağı kimdir
-
gran tornı necip iti
-
muhtarcan kasiyer
-
seyma94 merhaba müstakil misiniz
-
sağlık sigortam var diş bakım paketini kullancam
-
annem yüzünden mutluluk
-
bütün entrylerimi taslağa kaydediyorum
-
messi denen fare kim lan o kim lan
-
habiscan kankister kink la
-
dişi cinle date
-
tcde kaç tane atatürk heykeli var
- / 3