1. 13.
    0
    reseerved
    edit:sende hızlı yaz ama amk f5 f5 hep aynı
    ···
  2. 12.
    0
    reserved
    ···
  3. 11.
    +3 -1
    eleman görünüyor uzaktan. el kol ediyor. insanları yara yara gidiyorum yanına. iki kadınla tanıştırıyor beni. atatürk'ün silah arkadaşı kadınlar. 250 yaşında dıbına koyim. ulan diyorum şu güzel ortamda adam beni bunlarla tanıştırdı. biri yurtdışından gelmiş. feci sanatçıymış. diğer ondan öte sanatçıymış. bienal varmış. bu onun kokteyliymiş. valla ortamda ne bir resim var ne bir video gösterisi. ne olduğunu, ne için toplandıklarını bugün bile bilmiyorum. tek bildiğim şey sanat ortamı olduğu. içeride 150 kişi varsa 100 tanesi betonarme. geri kalanlar ya ultra yaşlı, ya cansever kıvamında çirkin. bir kaç tane de gay var. gülüşüyorlar yüksek sesle. elemanı kenara çekip "hacı baba, benim bu akşam gibişmem gerek" diyorum. "var mı ortamın, burdan çıkınca bir yere falan takılacak mısınız?" diyorum.

    "ben bu gece sabaha kadar bu moruklarlayım" diyor. organizasyon kilitlemiş buna karıları. onları dolaştırıyormuş 2 gündür. buradan çıkınca otellerine bırakıcam. benden hayır yok sana" diyor.

    iş başa düşüyor o noktadan sonra. bu gece buradan bir kız kaldıramazsam zaten olmayan güveni de kaybedip hepten bunalıma sürüklenebilirim gibi geliyor. o telaşla dalıyorum kız kalabalığının içine.

    (olaylar kopuyor yavaştan beyler.)
    ···
  4. 10.
    0
    resssssssssssssssssss
    ···
  5. 9.
    0
    rizörvvvv
    ···
  6. 8.
    +2 -1
    pgibolojimi de hayatımı da düzene koymanın tek şartı kendime olan güvenimin geri gelmesi. artık uyanıyorum mevzuya. bir iki kızla gözgöze geliyoruz. beni sanatçı tayfasından zannediyorlar tipimden. bozmuyorum. bir yandan benim elemanı arıyor gözlerim, bir yandan amlı zütlü ortamın keyfini çıkartıyorum.
    ···
  7. 7.
    +5 -1
    üzerimde babamın gençliğinden kalma full retro bir mont var. dar, kahverengi. derisi çatlamış, dirsekler süet yamalı. altta anası gibilmiş bir kot. surattaki sakal "pis sakal" modundan çıkalı çok olmuş. saçlar 3 numara. elime bir torba ver direk tinerciyim. vitrinden kendimi görüyorum, ulan diyorum hayatımın hiçbir döneminde bu kadar dibe batmadım. iş, okul, karı kız. hepsini silmişim. yaş 30'a dayanmış, babadan para istenecek dönemi geride bırakalı çok olmuş. çalıştığım dönem çok kazanıyorum. ama alkol gibip atmış hepsini. işyerinden 30 bin lira tazminat alıp onun da dıbına koymuşum. borcum harcım yok şükür. ama çalışmam gerekiyor artık. dermanım yok.

    eve gidip üzerime bir battaniye örtüp uyumak istiyorum aylarca. pgibolojim bitik. kendime güvenim kalmamış. hele ciks denen şeye hayatımda verdiğim en uzun arayı vermişim. gibiş için ciddi emek ve mesai harcayan biriydim, şimdi işerken görüşüyorum sadece gibimle.

    kokteyl mekanına yaklaşıyorum. tünel tarafında bir bina. elemanı arıyorum, "gel hacım, 3. kat" giyor. bina dışarıdan yannan gibi. ama içerisi tribal döşenmiş. kapıda takım elbiseli elemanlar. eski tarz bir asansörle çıkıyorum. üst katlara doğru müzik sesi yükseliyor. benim de kafam yavaş yavaş açılıyor. anlıyorum ki insan bu tip pgibolojik çıkmazlarda kendini zorlamalı. yani canınız istemese de insan içine çıkmalısınız.

    asansörden inince mini etekli, düzgün uzun bacaklara sahip bir karıyla karşılaşıyorum. apartman boşluğunda sigara içiyor. bir elinde telefon. kesin angry birds oynuyor dıbına kodumun karısı. ama suratında öyle ciddi bir ifade var ki sanırsın obama ile yazışıyor anasını gibtiğimnin fahişesi. kapıdan giriyorum ki beyler, bunca yıllık ortam avcısıyım, bunca güzel amcığı bu kadar daracık mekana sıkıştırdıklarına ilk defa şahit oluyorum.

    belki dudağımda ilk defa içten bir sırıtış oluşuyor. ince bir sırıtış.. pis bir sırıtış.
    ···
  8. 6.
    +2 -1
    oha kuafor cengiz eskilerdendir dinleyin öğrenin feyz alın
    ···
  9. 5.
    0
    yazsana bin
    ···
  10. 4.
    0
    reserve bin.
    ···
  11. 3.
    +4 -1
    ben öyle evden çıkarken bakım yapan, "jilet gibi" takılan biri değilim. kız tayfası verecekse verir zaten. istersen zütüne paco rabanne 1 million şişesini sok vermeyecekse vermez. size anlatılan bütün taktikleri, özellikle erkek dergilerinin taktiklerini bir kenara bırakın. verecekse verir. istesen de engelleyemezsin. vermeyecekse de vermez. sizin etki alanınız yaklaşık %5. yani %95 onların elinde. o gib kadar oran için maymuna bağlamayın dıbına koyim.

    neyse atladım arabaya çıktım taksim'e. beşiktaş taksim arası boş yolda 3 dakika. neredeyse 1 saat sürdü gitmem. ilkbahar dönemi. havalarla birlikte kızların am suyu da ısınmış. soluğu taksim'de almışlar. camdan bağıra çağıra dolanan gençlere bakıyorum. birbirlerine sarılmışlar, gülüyorlar eğleniyorlar. ellerinde püskevitler. ulan diyorum, nasıl bir enerji bu. kendimi yaşlı hissediyorum.

    2007 model corsa var altımda. kendi paramla aldığım ilk araba. eski arabamın ön konsolunda sigara söndürmüşlüğüm var, ama bu baba parasıyla alınmadığından iyi bakıyorum. küllüğünü bile kullanmamışım daha. park ediyorum her zaman bıraktığım otoparka. dalıyorum istiklal'e.
    ···
  12. 2.
    0
    am atem terk
    ···
  13. 1.
    +9 -2
    bundan 4 sene evvel, taksim'de sanat sepet işleri kovalayan bir arkadaş "hacım kokteyl var, gel istersen, beleş içki var. karılı kızlı ortam falan" diye mesaj attı. alkol olayından yavaştan elimi eteğimi çektiğim dönemler. amatem'de tedavi görmüşüm dıbına koyim. ilaç kullanıyorum. yasak yani. karı kız desen gibimde değil, pgibolojim tak gibi.

    ama bir yandan da hava almak lazım. uzun zamandır tek tabancayım. arkadaşlarla iletişimi koparmışım. tak gibi bir dönem. dedim "geliyorum dıbına koyim."

    ---
    kuaför cengiz bu hatırası ile piyasaya sıkı bir giriş yapıyor. -new york times

    çarpıcı, etkileyici, sürükleyici bir başyapıt. gibiniz şahlanacak -sızıntı dergisi

    two thumbs up! -daily news
    ---
    ···