1. 2901.
    +14 -1
    http://fizy.com/tr#s/1d78ik

    yurda gitmedim çünkü kaza bela o huur çocuğunu yolda filan görürsem oracıkta öldürürüm..soğumam lazım..
    nilayı kafe çıkışına kadar yolcu ettim, dedim ben buradan çıkmiyim, ebruyu direkt buraya çağırıcam..

    gittim defalarca yüzümü yıkadım lavaboda..ayran söyledim ayran içtim aq sırf mayışırım belki biraz diye..

    ebruya onu kafede beklediğimi, karşılayamayacağımı söylediğimde bile "ne oldu bir sorun mu var?" dedi..lan bir de ben buluşmamayı düşünüyordum, he, sonra al başına belayı.

    konuyu ona da anlatıp, gerginliğimin nedenini bilmesini sağlasam mı? diye düşündüm..ama yok..onu bu mevzulara bulaştırmaya gerek yok, şimdi mineler, ayşen two lar filan..eski defterleri yeterince kurcaladık zaten..

    geldi bu,görmedi önce, bakınıyor, yüzü gergin onunda..el ettim,

    geldi öptü, yanıma oturdu, ama biraz da keyifsizce sordu,

    "naber? bir sıkıntı yok ya?" dedi kafasını sallayarak,

    "yook..işte..yoruldum biraz sanırım.."

    "ne dedi nilay?"

    direkt damardan girdi gördüğünüz gibi,

    "özür diledi işte..barıştık"

    "onun için mi çağırmış dışarılara? hıh..okulda diyememiş mi?" deyip küçümsercesine güldü,

    "benim vereceğim tepkiden çekinmiş olabilir"

    "ne tepki verdin?"

    "ebru..canım? beyaz florasan da yakalım mı başımın üzerinde? müfettiş gecıt ı geçtin hea.." aslında bunu, sinirlenmiş olmama rağmen espirili söylemeye çalışmıştım ama ses tonumu, gerginliğimden ötürü ayarlayamadım ve ayarı alan ebru oluverdi..

    ben öyle deyince "iyi, bak sen?" der gibi mimikler yaparak sustu, geçti karşıma oturdu..

    "ben de iyiyim işte..sana başka bir şey sormayıyım, neme lazım dayak filan yeriz.."

    dayak yiyecek biri var evet ama o sen değilsin bitanem rahat ol..

    "ebru saçmalama allah aşkına, şaka yapmaya çalıştım ben..biraz muhabbet gerildi diye..gel yanıma.."

    ellerimi uzattım, yüzüm nispeten nötr ifadeye gelmiş olmalı..başımı yana büktüm, kaslarımı yırtmak pahasına zorlayarak gülümsedim hafifçe, "gel" dedim..göz kırptım..

    bana karşı koyamazdı beyler..ne olursa olsun, ne yaparsam yapayım, gel dediğimde gelecekti..ve şu arada yaptığı kadınlara has triplerini de bir kenara bırakırsak, kovsam da gitmezdi.

    işin tuhafı, ben de onu çağırıyordum, yani o da kendini bana alıştırmıştı bir anlamda..düşündüm de, yarın bir gün, olmaz ya, ebru harbi harbi gibtiri çekip gitse, ne yapardım?

    herhalde baştaki gibi rahat olamazdım, bu durum karşısında, çünkü ister kabul edeyim ister etmeyeyim, bu kız kendini de bana sevdirmeyi başarıyordu..alkolün bünyenizi ağır ağır sarhoş edip kendinden geçirişi gibi..o da, milim milim, an be an, yaptığı her hareket, attığı her bakış, yüzündeki her gülümseyişle beni sarhoş ediyordu..

    kalktı yanıma geldi..sıcak bedenine sarıldım, başını göğsüme yatırdım..saçlarını, yüzünü okşarken bir yandan da, muhabbet açmaya çalıştım,

    "ee sahi sen ne yaptın bugün?"
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster