1. 3976.
    +6 -3
    http://fizy.com/#s/126xpc

    planladığım üzere, ebruyla öğle arası çardağa gittik, sonunda öküzün boynuzu zütüme girecekti..daha fazla erteleme yok..

    fazla düşünmek ve beklemek iyi değildi, çabuk çabuk konuşmalı ve duraksamalara yer bırakmamalıydım..

    ebru,

    "hayırdır niye buraya geldik?" diye sordu,

    "benim..sana bir şey söylemem lazım ebru" dedim,

    gülmeye başladı, "hay allah ya, neymiş çok merak ettim, kızamık çıkarıcaksın valla sonunda" dün geceki duygusal sahneler işe yaramayınca, bu kez hafif alaylı şekilde yaklaşmayı denemişti ağzımdaki baklayı alabilmek için..

    "sana yalan söyledim" dedim birden bire..resmen sözler fırlayıvermişti ağzımdan..hapşurmak gibiydi..engelleyemedim..gerçi, engellemek de istiyor değildim..

    "nasıl? anlamadım?" dedi ebru..

    güzel yüzüne bakmamaya çalışarak devam ettim, susmaksızın,

    "arkadaşlarıma gidiyorum dediğim hafta sonu, eskişehirde başka insanlarlaydım..birinci sınıftan bir grupla..onların arkadaşlarına gittik..benim orada tanıdığım sadece 1-2 kişi vardı.."

    kısa bir anlığına da olsa susup bir sonraki bölüm için güç topladım, o ara yine ebrunun yüzüne bakmadım, yerdeki karıncıları izliyordum, ebrudan da herhangi bir tepki gelmemişti ilk bölüm için,
    devam ettim,

    "o grupta benim daha önceden tanıdığım bir kız da vardı..biz, hepimiz aynı evde kalınca, yer sıkıntısı nedeniyle bu kızla aynı odaya düştük..sonra..olmaması gereken bir şeyler oldu..daha başka ne diyebilirim bilmiyorum..açıklayabilmek mümkün değil ama..sanırım ben o kızdan... "

    derin bir soluk alış duydum, ister istemez konuşmamı kesmek zorunda kaldım, yapmamam gerektiğini bile bile gözlerimi yerden kaldırıp ebruya baktım..

    irileşleşmiş gözler ve donuk bakışlarla karşılaştım..yanakları kızarmaya, gözleri bulutlanmaya başlamıştı..bir eli yüzüne gitti, ağzını, burnunu kapamaya çalıştı..

    benim de midem yanmaya başlamıştı aniden..enseme ateş bastı..başım, boynumun taşıyamayacağı kadar ağırlaşmış gibiydi..öne eğildi..

    "çok üzgünüm..bunu söylemek zorundaydım sana..çok üzgünüm.."

    hıçkırdı,
    bir kaç saniyeliğine her şey flulaşmıştı etrafımda..benim de mi gözlerim doluyordu yoksa? neden?
    yüzüne baktım bir kez daha refleks olarak,
    yeniden hıçkırdı, göz yaşları yanaklarına doğru süzülmeye başlamışken, az önce yüzünü kapayan eli şimdi bir yandan gözlerini silmeye uğraşıyor bir yandan da onlara set çekip benden gizlemeye çalışıyordu..

    onu teselli etmek için bir şeyler söylemek istedim...
    ama ne diyebilirdim mi? bu duruma sebep olan zaten benim..
    yine de ağzımı açtım..
    bir ses çıkarmayı başaramadım..
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster